2016-02-09 17:38:35
etki, hakan hacıbektaşoğlu

 

Her maç daha fazla seyirci gelmeye başlar, tribünde popüler simalar, simsarlar görünür. Maç öncesi stat önünde köfteci sayısında bile artış gözlemlenir. Hissedilmeye başlanmıştır şampiyonluk. Makam araçları maç başlamadan dizilirler kapıya. Olası şampiyonlukta destek vermiş olacaklar ya hani o sebepten yani. Tüm şehre yayılır yavaştan yavaştan heyecan. Henüz takım tutma sevdasına erişmemiş çocuklar bu zamanlarda düşerler işte sevdaya. 

  • Son haftalarda bilet de bulunmaz artık. 
  • Kapıya yazdırılan isimler kâğıtlara sığmaz. 
  • İçten içe kin besleyenler bile içeri girmek için her türlü yalakalığı yaparlar. 
  • Karşılıklı tezahürat yapılacak kıvamdadır artık tribünler. 
  • Sosyete bile sıra gelse de bağırsak diye hevesle bekler. 
  • Bayraklar, pankartlar, koreografiler yaratıcılığın doruğuna ulaşır. 

En vasat görünen oyuncular bile havaya girer işte böyle zamanlarda. Oyuncular, takıma faydalı olabilmek adına canını dişine takar, tribünde gırtlağını parçalarcasına tezahürat yapan taraftarlara nispet yaparcasına. Bilirler ki hafızalarda yer etmek gerekir ucundan,  kıyısından ya da tam ortasından. Atağa kalkarken uğultuyla, coşkuyla, taraftarla beraber kalkılır. Koca stat yekvücut hareket eder. Zor görünen her şey kolaylaşır bir anda. Hep bir ağızdan söylenen şarkılarda tek bir nota şaşmaz, kusursuz bir ses ortaya çıkar. İşte taraftar ve takım da aynı şarkıyı söyler maç bitene kadar hiç susmadan. 

  • Kimse farkında değildir ama yaşananlar bir sezon veya bir maçtan ibaret değildir. 
  • Koca bir şehrin kaderi değişir. Simitçi daha fazla simit satacak, otellere daha fazla müşteri gelecek, statta daha fazla insan çalışacak, maçlardan daha fazla insan dolmuşla evine dönecektir. 
  • Kim bilir belki köfteci Hüseyin Abi oğluna istediği bisikleti bile alacaktır şampiyon olunca. 

Kelebek etkisi misali sen bir bilet alırsın, bir başkası forma, bir futbolcu gol atar, bir hakem penaltı çalar,  yapılan her şey sonuçta belki bir çocuğun gülümsemesine belki şampiyonluğa sebep olur. Her ikisi de görülmeye değer...

Hakan Hacıbektaşoğlu

Yazar: Editor