2009-05-06 18:28:12
fakat...
  1. Ve fakat Rize’de, Karabük’te ve en son Adana’da sahaya inen “taraftarlık” da kendi hesabını vermek, özeleştirisini yapmak zorundadır. Bunlar yapılırken o kişiler Adanaspor tutkusundan çıkıp şahsi egolarının kurbanı olmuşlardır ki sonuçta Adanasporluluğun bu şekilde kurban edilmesine neden de olmuşlardır. Öncelikle bunun üstesinden gelmek zorundayız biricik Adanaspor’umuzun selameti için.

_______________________

  1. Bizim burada itiraz ettiğimiz şey, Adanasporluluğun top yekûn linç edilme girişimidir. Yoksa arşivimize bakan “yanlış taraftarlığı” nasıl eleştirdiğimizi en sert ifadelerle görecektir.

_______________________

  1. Sevgili Başkanımız, size o yerel gazetelerinde saldıranlara yine biz cevap verdik Adanasporlular olarak. Bunu bir Adanasporluluk ruhuyla yaptık. Yine yaparız. Bakın, fırsat kollayan sırtlanlar ilk anda size saldırmaya başladılar köhne köşelerinde gerçek adlarını kullanamadan. O meşrebe bu olanağı vermeyin. Bu taraftarın (çok büyük bir kitlenin) şahsınıza olan sevgisini, yaptıklarınıza olan saygısını görmezden gelmeyin.

 ________________

Evet, bırakıp gitmek yine en doğal hakkınızdır. Hep vefayla anılacaksınız o durumda da. Ama lütfen istenmeyen o süreçte, tartıştığımız o sekiz on kişi üzerinden bizi, Adanasporluluğu kurtlar sofrasına atmayın. Bize nefretini, kinini kusmak isteyenlere o zemini bırakmayın. İlle de gidecekseniz “tenzih ederek” gidin…

_________________

Not: Ekrem Al, “başkan yoksa ben de yokum” demiş. Enteresan! Acaba kendisi Adanaspor’da amme hizmeti mi görüyordu?

"Sen Adanaspor’un antrenörüydün, unutma. Bu takımı çalıştırmakla kariyerini taçlandırdın. Yarın bir gün sorduklarında Adanaspor”u çalıştırdım diyeceksin… Kraldan çok kralcı olamaya gerek yok. Köprünün altından çok sular akacak. Biz bu lafını unutmayacağız, sen de unutma!"

Yazar: Editor