2016-01-26 20:05:29
figüran futbolcular fotoğrafhanesi, hakan hacıbektaşoğlu

 

Figüran

Yıllardır ne iş yapıyorsun sorusuna utana, sıkıla futbolcuyum cevabını veriyorum. Karşılığında gördüğüm tepkiler kültür seviyesi, yaşı, mesleği, cinsiyeti ne olursa olsun yüzde doksan aynı şekilde oluyor. Doğal olarak ilk soru "Hangi takımda oynuyorsun?" oluyor. Ve hemen arkasından "Ne kadar kazanıyorsunuz?" geliyor. Belki de  hiçbir meslek grubu bu soruya bizim kadar maruz kalmamıştır. Kolayca savuşturamazsınız üstelik; çünkü en ince ayrıntısına kadar anlatmazsanız tatmin olmazlar. Hele ki yakın bir akraba falan sorduysa söylemediğinize pişman edebilir sizi. "Korkma oğlum para istemeyeceğiz" ya da "Paranda gözümüz yok" diyerek sitem etmeleri olasıdır.

  • Soruyu soran kişi erkekse para mevzusunu takiben konu futbolculuk anılarına gelir. 
  • Babam izin vermedi, sakatlandım, hoca hakkımı yedi ondan bir yerlere gelemedim; genel futbolcu olamama sebepleridir. 
  • Kendi değilse bile mahallede çok yetenekli bir çocuk vardır ama o da aynı sebeplerden futbolcu olamamıştır. 
  • Hem torpil olmadan olmazdır bu işler. Adamın olmalıdır. (Şair burada alttan alttan futbolcuya giydirir.)

Tüm bu konuları atlattıysanız sıra en önemli konuya nasihata gelir. "Yatırım yap.", "Paranı iyi değerlendir", "Sigara içme." gibi saymakla bitmeyecek nasihatlar arka arkaya sıralanır. Çoğunluklada kelin ilacı olsa cinsinden nasihatlerdir. 

  • Bizler ortalama on iki yaşından  on sekiz yaşına kadar antrenman yapıp mesleğe ön hazırlık yaparız. 
  • Profesyonelliğe geçiş sonrası aşırı şanslı değilsek ilk iki sene bedavaya oynarız. 
  • Çünkü altyapıdan çıkan oyuncuya boş mukaveleye imza attırmak ülkemizin genlerine işlemiştir. 
  • Ancak üstümüze başımıza ya da ailemize ufak miktarda yardım edecek kadar para elimize geçer. 
  • Eğer başarılı olur kendini kabullendirirsen para kazanmaya başlarsın kulübünde ama bu para da takımdaki diğer oyunculardan düşük olacaktır mutlaka.

Sonraki yıllarda bir takımda ne kadar uzun süre kalırsak o kadar çok para kazanırız. Çünkü bir takımdan ayrılmak demek alacaklarınızı bırakmak demektir çoğunlukla. Sakatlıkları, cezaları falan da hesaba katarsanız futbol yaşantımızın altı yedi senesi boşa geçer. Bu konuya üst düzey oynayan nadir futbolcuları katmıyorum tabi ki. Geriye kalan yıllarda kazandığımız para ile hem geleceğimizi planlamak hem de belli bir standartta yaşamak zorundayız. Eğer gerektiği gibi çok karlı yatırımlar yapmazsak kabus dolu günler yaşamamız kaçınılmazdır. 

  • Düşünün futbol oynamaktan başka hiçbir şey yapmamış bir insan ne yapabilir otuzlu yaşlarının sonuna gelmişken. 
  • Hayata sıfırdan başlamak çoğu insanın kendi tercihiyken bizim mecburiyetimiz oluyor dolayısı ile.

Hayatının en güzel çağlarını kamplarda geçiren, sevdiği insanların bırakın mutlu günlerini cenazelerine dahi iştirak edemeyen, fiziken ve ruhen yıpranmış insanlar olarak mezun oluyoruz futboldan. Dışarıdan toz pembe gözüküyor hayatlarımız ama emin olun o gördüğünüz görkemli yaşamları çok küçük bir futbolcu kesimi yaşıyor.  

İşte aynı filmlerdeki gibi başrol oynayan birkaç kişi ile beraber biz de göz önündeyiz ama figüran olarak noktalıyoruz kariyerimizi...

Hakan Hacıbektaşoğlu

Yazar: Editor