2011-04-02 15:46:52
futbolun çirkin yüzü

Şimdi çağ dışı oyun taktiğinden dolayı karşısında çağdaş futbolun herhangi bir anını yaşamanın imkânsız olduğu şu Tavşanlı L. şampiyon olsa ne olur olmazsa ne olur?

____________________________

Şu Tavşanlı Linyitspor dedikleri,

Enteresan bir sempati ile oynuyorlar maçlarını.

Bu sempatiyi diğer takımlar gösterir taraftar düzeyinde, internette, basında… Olabilir, hatta TRT bile maçı yorumlatırken orada örneğin Ömer Üründül de özel bir sevgiyle bakabilir oraya. Olağandır, diyelim aslında öyle olmaması gereken vaziyete. Yoktan var olup gelmiş bir sürpriz takımmış...

Ama Ömer Üründül topa basmadan yapıyor medhiyesini ve o olağan iticiliğine devam ediyor. Yanlış görüyor, yanlış yorumluyor, fazlasıyla taraf oluyor, adeta göz göre göre yalan söylüyor. Rüsva oluyor. İnsanın TV’nin sesini kısıp da maçı izleyesi geliyor. Yetmez, çıkıp haykırası geliyor. Yazık, ayıp, günah be…

Peki, hakemler de belli bir sempatiyle yönetirse onların maçlarını? O zaman yuh olsun böyle lige ve aparatlarına… (Mesela şu maçta 4 kırmızı kart görmesi gereken Tavşanlının siyahi oyuncusu Ogunseye sanırım tek sarıyla maçı bitiriyor…)

Bizim maçtaki o hakem faciasını ve 90+4’teki o şaibeli penaltıyı da geçiyorum, şu son Tavşanlı – Denizli maçına göre söylüyorum; bir hakemin kararlarının çoğunu ev sahibi takım yani “sempatik Tavşanlı L.” lehine kullanmaları can sıkıyor, insanı üzüyor, bir adalet duygusunu zedeliyor.

Bu arada Ömer Üründül sanırım birazdan amigoluğa başla Tavşanlı’da, bir pespaye takımdan kendince bir Barselona yaratmaya çalışmıyor mu? (TRT spor servisi kimlerin çiftliği olmuş böyle Ömer’inden Hakan’ına)… Ömer Ü. Tavşanlı’yı övmek için adeta değil resmen halüsinasyon görüyor, of of…

Evet, gerek hakemler ve gerekse TV’de Ö. Üründül “sıkılmazca” taraf oluyorlar, Üründül vakasını geçtik, ama hakemlerin bu hali işi sefilliğe götürüyor. Federasyon uyuma! desem bir şey ifade eder mi?

Bu mucize takım(!) ne yapıyor peki?

Hiçbir şey! İlkel bir futbol anlayışı ve uygulamasıyla buraya kadar gelmişler. Fakat işte anlaşılıyor da buraya kadar hakemler filan vs nasıl geldikleri. (Tabi rakiplerinin onları önceleri ciddiye almadan sahaya çıkmaları da bir başka etkendir.)

Sahaya 4–1–4–1 ile çıkıyorlar. (En azından şu Denizli maçına öyle çıktılar.) Ne anlama gelir bu? “Ben en az 8 oyuncuyla bildiğin savunma yapacağım” demektir. “1 gol atarım üzerine de yatarım!” demektir. “Öne geçince de serilir yatarım, maçı soğutur, oyalarım” demektir. Doğru düzgün atakları yok, doğru düzgün bir organize hareket yok, bir seyir zevki yok. Ne var? Katı defans, çok koşu, hakem desteği…

Şimdi çağ dışı oyun taktiğinden dolayı karşısında çağdaş futbolun herhangi bir anını yaşamanın imkânsız olduğu şu Tavşanlı L. şampiyon olsa ne olur olmazsa ne olur?

Yazar: Editor