2017-10-16 14:45:45
gazoz olma efsane ol

Adanaspor İzmir deplasmanında ilk sekiz haftanın en klas ilk yarısını oynadı. Nefisti. Her şey tıkır tıkır işliyordu. Özellikle Koman ileride her topa basıyor, rakibin çıkmasını önlüyor, takımı karşı alanda tutuyordu.

Bu yarıda Renan da topla çok az buluşuyor, takımın yatay veya geriye oynamasına neden olamıyordu. Bu da çok güzeldi.

İrfancan ve Onur savunmada harikalar yaratıyordu. Gerçi ilk yarı iki pozisyon vardı, birinde İrfancan açıyı kapatıp gole engel oldu, diğerinde de Didi adlı arkadaşın kalemize giden kafa vuruşunu sıkı çeldi.

Maç ilk yarı bitebilirdi ama bitmedi çünkü takımın son vuruş problemi vardı. Hoca buna hiç kafa yormamıştı.

Ne olduysa ikinci yarı başımıza geldi.

Önce Bay Renan yine bir geri pas yaptı yani bunu yine yaptı ve diğer Bay olan Didi de klasik laubaliliğiyle topu rakibin almasına engel olamadı. Neyse ki kalede yine İrfancan vardı da net gol pozisyonunu çeldi.

Yani şu sakızcı kardeşler Renan ve Didi daha ikinci yarının başında ritmimizi bozdu ve rakibe de atak yapma cesareti verdi.

Rakip de gelmeye başladı. İzin verirsen gelirler tabi.

İrfancan yine enteresan toplar çıkardı, Onur mükemmeldi, Didi uyuyordu. Fakat takım genel olarak gayet güzel direniyordu. Hatta kontralarla cazip pozisyonlar da buluyordu. Koman bu arada öyle gol pasları attı ki bunlarla haftanın asist kralı olabilirdi. Ne yazık ki olamadı.

Çünkü sevgili hocamızın önüne bir türlü geçemediği bireysel disiplinsizlikler vardı. Sıfırdan kale vurmak gibi. Oysa A Solmaz böyle bir pozisyonda topu Sercan Kayaya yollasaydı skor 2 olacaktı ve maç kopacaktı.

Benzer bir pozisyonda da Gökhan M ( bu M, Messi kısaltmasıdır.) yanındaki A Solmaza topu keseceğine sıfırdan şutu tercih etti. Tercih etti, çünkü Messi Gökhan M hayatı boyunca oralardan gol atmış, kariyerini de yani futbolculuk kariyerini de böyle stil vuruşlarla kurmuştu.

Gelelim Kemal Kılıç & Gökhan M muhabbetine.

Ve sahneye işte o Kemal Kılıç çıktı.

Rakibin üstümüze gelmesini, büyük Teknik Direktör, İmparator, Kral, İlah, Müthiş Kemal Kılıç şeysi bu sorunu oyuna Gökhan Messiyi alarak çözeceğini zannetti. Burada sözümüz hakikaten Gökhana değil. Hoca onu Messi zannediyor, her fırsatta oyuna alıyor, kendince bir gerekçe bulup. Adam da çıkıyor sahaya. Çıkmasın mı?

Ne oldu?

90+3 ile tam da bizim sol bölgeden rakibin golü geldi. Gelir. Sen ona oradan bir koridor açarsan gelir. Sen oraya kendi çakma Messi futbolcunu koyarsan rakip hoca da tam oraya hasta ama klas oyuncusunu Barışı koyar. Adamı yedek kulübesinde öttürür! Ya!

Sen bu iş ne zannediyorsun muhterem? Geçen hafta takımın atttığı 2 son dakika golünden hiç mi ders çıkarmıyorsun? Yalnız sen mi atarsın son dakika gollerini?

Yazık!

Başkana, yatırımını koru lütfen, çağrısında bulunuyoruz. Bu iki adamı takımdan hemen gönderiniz. Çünkü futbolcular bu maçta, özellikle ilk yarıda çok iyi sinyaller verdi. Olur mu olur! Engelleri kaldırın yeter.

Ha! Kemal hocaya şu Gökhan fantezisi konusunda bir öneride bulunalım. Bir dahaki maça şöyle yap: Üç oyuncu birden çıkar ve sahaya sadece Gökhan M.yi sür. Yeter. Üç kişilik de iş yapar sence. Veya radikal bir iş yap tarihe geç. Bak Galatasaray 11 yabancı ile çıkmış bir ilke imza atmış. Sen de Ankaragücü maçına sadece Gökhan Meral ile çık, efsane ol!

Vira Kemal Kılıç…

Yazar: Editor