Farkında Olmak Üzerine
- Mourinho bir söyleşisinde meslektaşları için şöyle diyor:
- “Sadece futboldan anlayan bir teknik direktör bugün kötü bir teknik direktördür, hayatta kalamaz!”
- Bu sözü buraya bir genelleme ile almış olalım; hoca, futbolcu, yönetici, taraftar, seyirci, memur, mühendis, doktor, öğretmen… bütün iş kollarını yazmayacağım hayır: ))
- Ama öyle değil mi, sadece kendi işini bilmek, hele bilginin iki klavye tuşuna düştüğü bu devirde ne de yavan olur…
- Lakin şöyle bir özele bağlayabiliriz Mourinho’nun bu sözünü; örneğin iyi bir tiyatrocu sadece Shakspeare’i bilmekten sorumlu olmayacak, memleketinin gerçeklerinin de farkında olacaktır; insanlar ne yer, ne içer, nasıl geçinir, şu yoksulluğun sebepleri nelerdir, sorumluları kimlerdir…
- Veya bir romancı ömrünü roman kuramları, kurgular, yazarlığa dair teknik ayrıntılarla geçiremez herhalde! Amerikan üniversitelerindeki hocalıklar filan, ülkenin nasıl bir kumpasa getirildiği noktasında bir körlüğe sebep olmamalı, değil mi?
- Sonuçta bu memlekette yaşayacağız hep birlikte, gidecek bir New York’umuz, orada bir apartman dairemiz yok bizim, değil mi?
- O zaman şöyle bitirelim:
- “Memleketin hakiki hayat sahnelerini göremeyen, bu meselede bir algı sorunu yaşayan sanatçı kötü bir sanatçıdır, edebi hayatta kalamaz!”

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























