2014-08-24 13:34:04
güç veya dayanıklılık

Sezon başlamak üzere.

İşler yine fena kızışacak; çünkü koşullar en sert tipiye denk,

rakipler daha da çetin,

sahalar mecazen berbat,

adalet zayi, bir ilanı eksik gazetelerde,

paraları çok,

paramız yok,

hakemler kafadan düşman, federasyon dediğin sahibinin sesi.

  • Şampiyonluk adayları şimdiden belli, 
  • neredeyse ilan edilecek 
  • ve lig oynanmadan bitecek.
  • utanmazca tescil de edilecek.

İşe eğlence olarak bakmak da yetmiyor, zira adamlar bizimle eğleniyor; hal böyleyken bir futbol süreminin nesnesi olmak da pek kırıcı, derbeder oluyor insan; serkeş, serseri ve berduş.

Savaşlardan mülhem bir söz edeyim şimdi tam da burada, şu adalet çivisi hep kıçımıza batan zamanda, belki bir teselli umududur bu, bir acizlik, bir bedbahtlık, varsın öyle olsun:

  • "Bir maçı güçlü futbolcular değil, dayanıklı futbolcular kazanır."

Osmanlısından Belediyecisine kadar birçok takım fena "güçlü" ama biz Adanaspor futbolcusunun bu çarpışmada dayanıklılığını bekliyoruz daha çok.

  • Biz tribünde dayanıklı olacağız, 
  • futbolcularımız sahada dayanıklı olacak. 
  • Yoksa bu melun ligde, 
  • bu melun adamlarla zor mucadele ederiz; 
  • üstelik şartlar hep onların lehine gelişecekken
  • hakemden gözlemcisine, 
  • medyasından federasyonuna... 
  • -Bakın Tancu bize sallamak için eminim ki tetikte beklemekte, bir osmanlısipor sevdasıyla üstelik. 
  • (tabi çapsızlığı Trt yönecilerine de bir gına getirip tüm yalakalığına rağmen sepetlenmezse.)

Öyle!

Yazıyı, bir zamanlar kalecilik de yapmış olan ünlü yazar Albert Camus ironisiyle bitireceğim.

Şöyle diyor Camus:

  • Ben şu hayatta 
  • ne öğrendiysem 
  • futboldan öğrendim;
  • çünkü top 
  • hiçbir zaman 
  • beklediğim köşeden 
  • gelmedi.

Ne dersiniz?

Hep beraber bir mukavemet gösterecek miyiz bu kahpe futbol devranında?

Neydi bir sloganımız?

Adanaspor! Zoru sever oyunu bozar!

Evet! Kavga hiç bu kadar güzel olmamıştı.

Vira Adanaspor

Yazar: Editor