2014-11-25 07:07:21
güzel kitaplar

Unutuşu Arayanlar

Isabelle Eberhardt’ın ne yazık ki tek hikâye kitabı Unutuşu Arayanlar. Ben aynı efkârı Orhan Veli’nin Hoşgör Köftecisi’ni okuyunca yaşamıştım. Nefis öyküler, hem Orhan Veli hem de İsabelle için söylüyorum bunu. Ama şimdi konum unutuşu arayan Isabelle.

Kâşif, gezgin ve yazar Isabelle. Erkek kılığında Afrika çöllerini dolaşıyor. Hayatının kendisi bir arayış ve bir de isyan ve bir de direnç. Günlükleri de var ama Türkçede var mı bilmem, keşke birileri yayımlasa.

1877’de İsviçre’de doğar Isabelle. Annesi Rus bir aristokrat babası ise bir Anarşist.

Babasının ölümünden sonra annesiyle 1897’de Kuzey Afrika’ya bir yolculuk yapar. O yılın sonunda annesi ölür ve sonrasında Isabelle Cezayir’e yerleşir. Si Mahmoud Essadi adını kendine uydurup ve bir gezgin olup çöllerde dolaşmaya başlar. 1901’de evlenir, 1904’te bir selde ölür.

Bu kadar.

Unutuşu Arayanlar’da tertemiz on bir öykü var. En çok hangisini övsem, bilemedim: Dışarıda, Mavi Üniforma, Achoura, Mühtedi, Suçlu, Taalith, Rakip, Büyücü, Karakalem Yazıları, Unutuşu Arayanlar, Gecenin Soluğu

Şöyle bir önerim var; roman mı yazmak istiyorsun, o zaman bir yalınlık okulu eğitiminden geçmiş gibi olmak için Memduh Şevket’in Ayaşlı ile Kiracıları okunmalı; konumuz kısa hikâye mi, o zaman da Isabelle çıkar karşımıza Unutuşu Arayanlar ile. Tabi ki herkesin öneri listesi farklıdır, Kargabakışı görünen bu sadece. Bulup okuyun, Karga’ya hak vereceksiniz.

Hayat her yerde aynı, her yerde kimsesiz insanlar, küçük dertlerle dolu küçük hayatlar, yıkık çamur duvarlar, çıplak tepeler, siyah ekmek, bir fincan kahve derken unutuşu arayanlar…

“Unutuşu arayanlar tembellikle şarkı söyle ve el şaklatırlar; düş sesleri uzayan gece içlerinde mika pervazlı fenerin loş ışığı altında çınlar. Sonra, yavaş yavaş sesler alçalır, boğuklaşır, sözcükler ağırlaşır. Nihayet kefçiler sessizdir, vecd içinde gözlerini çiçeklere dikerler. Zevk ve sefalarında düşkün, şehvetperesttirler; belki de bilgedirler…”

Şu edebiyat âleminde bilgeler sürgün budalalar hükümdarken keşke seni daha çok okuma imkânı olsaydı, ah Isabelle! Ama unutuşu aramak güzeldir hayatsa berbat.

Yazar: Editor