Ben Utandım
- Bir hakem yazısı daha karalamak şart oldu.
- Buca maçı hakeminin adı üstünden bir profil analizine giriştik,
- olmadı.
- Demek tüm bildiklerimiz yalanmış.
- Yani insanlar isimlerinin ağırlığını taşıyamazmış,
- ama meğer insanlar makamlarının da ağırlığını taşıyamazmış.
- Çapsız çorapsız adamlar
- ellerine geçen yetkiyle ne oldum delisine dönüşüp
- 90 dakikalık bir saltanatta düdüklerinin kölesi olurlarmış.
(Yukarıdaki “çapsız çorapsız” sözünü uydurdum tabi. Çorapsızdan kastım manen sefil filan, onun gibi bir şey demek.)
- Haddizatında hakem olmak,
- insan olmak
- ve tabi ki bir Yaşar Kemal olmak zordur.
- Mesele iştir.
- Zahmetlidir,
- emek ister.
- 3.dakikada kırmızı vermeyeceksin,
- sonra ofsayt kokan pozisyonda golü vereceksin,
- dönüp penaltıyı vermeyeceksin,
- olmayan bir faulü verip frikikten gol yedirteceksin,
- adamlar birbirini tokatlamış,
- bunu görmezden geleceksin…
- Zor iş zor…
- Bu adamlar polis olsa asayişi sağlayamaz,
- öğretmen olsa sınıfta ders anlatamaz, sınıfta kavga olsa öğrencileri ayıramaz, döner pencereden bahçeyi izler;
- aşçı olsalar yaptıkları yemek yenmez,
- çiftçi olsalar domatesleri hormonlu rezil domates olur.
Hay, bindiğiniz arabanın tekerine,
içtiğiniz şarabın çanağına,
gezdirdiğiniz g.tünüzün basuruna tükürsünler...
Mahcup ettiniz ulan beni eşe dosta, sefil beberuhiler!

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























