Yenildik
Hep umut hep umut… Bu maça da umutla gittik. Özellikle ilk yarıda bu umudu destekleyen bir oyun vardı. Kaçan net iki pozisyon vardı. Rakibin de iki pozisyonu vardı fakat bizimkiler kadar net değildi.
Ne olduysa ikinci yarı oldu. Rakip oyuna Savaş’ı alarak çift forvete döndü ve sonuç aldı. Bunun karşısında hocamız bir tedbir almadı ve ikinci yarının başında gelen gol, yani korktuğumuz o erken gol direncimizi neredeyse yok etti.
Yenilmezdik, yenebilirdik de. Peki be oldu? Bence kişisel hatalar skoru belirledi. Sağ kanadımızdaki ve göbekteki akıl almaz hatalar bizi bu hazin skora getirdi. Bir de Tolgahan’ın bir maçı alıp koparamaması zaten zor olan işimizi daha da zorlaştırıyor. Galiba kötü defans Tolgahan’ın da eksiklerini daha çok belirginleştiriyor. Böyle olunca da yenilgi kaçınılmaz oluyor.
Ne yazık ki hep kötü goller yiyerek yeniliyoruz. "Ulan, ne güzel bir gol attılar, helal osun." diyebileceğimiz bir tek gol yok kalemizde. Oof of...
Erkin, her maçta iki gol yeriz, bu yüzden galip gelmek için üç gol atmamız gerecek, gibi bir şey söylemişti. Maç sonuçları onu haklı çıkarıyor.
Maç 2–1 bitti aslında, ama tarih saldırırken gol yediğini yazmaz, skoru yazar: 3–1… Bu da canımızı daha çok sıkan bir durum. Hoca takımın son saniyelerde çıkmasını işaret etti beraberlik için. Doğru bir yönlendirmeydi bu. Ama onun dışındaki oyuncu tercihleri çok tartışılacak gibi.
Ve bu sezon ne yazık ki böyle can sıkıcı tartışmalarla geçecek gibi… Yanılayım, şu arızaları bir an önce atlatıp yanılayım…

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























