2012-02-02 22:11:32
hatıradır.

Mohikanlar Gibi Ateşler Yaktık

 http://1.bp.blogspot.com/_gHAE_z0DfBo/Sds9vfbe29I/AAAAAAAACAg/zTU0Wv69Prk/s400/aa.jpg

Onca zamandır maça gitmek hep başka bir heyecandır. Başka heyecan derken, bir türlü eskimeyen sıradanlaşmayan heyecandan bahsediyorum. Ne güzel bir şeydir bu.

Yapı meslek yıllarımızdan Şehmus’la ve arkadaşlarla hafta boyu süren bir şenliğin son ateşi olurdu tribüne gitmek. Güney kale arkasında başlayan maç seyri maratonda devam eder kuzeyin soğuk tribününe kadar varırdı. Tabi işler rast gitmediğinde olan bir seyahatti bu. O durumda oturduğumuz mekân bize pek uğurlu gelemezdi ve kötü talihi değiştirene kadar dolanıp dururduk.

Ama işler yolundaysa bir santim oynamadan yerimizden, maçı bitirirdik. Çok güzel günler de olmuştu o tribünde, ağlayarak çıktığımız da. Ne güzeldi, yine güzel bir Adanaspor’un ardından gitmek.

Tabi en renkli zamanlar Trabzon’un ardından kovaladığımız şampiyonluktu, üst üste gol kralı çıkaran yıllardı, İnter’le oynana o gece maçı ve Özer’in attığı gole günlerce sevindiğimiz zamanlardı. O Arjantin köşede o zamanki “Çılgınlar Grubu” ile nasıl bir mutluluktu konfeti şenlikleri. Asri Sinema Sokağındaki matbaaları dolaşıp konfeti için kağıtlar toplamak, birey olup bir sorumluluk almanın ve bir davaya inanıp da öylece mücadele etmenin ilk hamleleriydi elbette. Bir Adanaspor sevdası çok şey öğretti haddizatında bir kuşatılmış Adana’da.

Kötü günler de gördük tabi, olmaz mı? Kırk elli kişiyle efkârları kafa kafaya verip kederli maçlar da izledik biz üç beş serkeş…

Ne olduğunu, neden olduğunu ve nasıl olduğunu belki hiç bilmediğimiz ki öylesini sorgulamaya da hiç ihtiyaç duymadığımız ve sonra kendini şiirlere vuran bir aşkla sevdik. Seviyoruz da. Ama böyle değil mi bir Adanasporluluk! Bıkmadan usanmadan anlatacağız bunu, bıkmadan ve usanmadan.

Kayıp bir nesil anlayana kadar!

Attila İlhan’ın bir şiirinden uyarlamayla deyip bitirelim:

“1981 Eylülünde,

Şehmus, İsmet ve ben

Tribünlerinde Mohikanlar gibi ateşler yaktık,

Sana taptık ama,

Unuttun mu?

Sana taptık!”

Yazar: Editor