2015-07-19 15:29:40
hatırlatmakta fayda var haddizatında

Hesap Pusulası veya Aç Sınıfın Hesabı

Seçimlerin kendine has bir “milli iradeyi” resmettiği konusunda Çiko’yla hemfikir olduktu. İstişare ettik falan filan. Nedir? Numan Kurtulmuş’a göre bu “abdestinizi yenileyip yola devam edin” mesajıymış bu şey. Oradan hala öyle görünüyorsa benim hay bin kunduz demekten başka yapacak bir şeyim kalmaz, dedi Çiko, üstelik bendeniz şahsen ve resmen bir çizgi roman yan karakteri iken. Devlet Bahçeli’ye göre bu bir muhalefet görevidir, seçim gecesi zaten kendileri tarafından da telaffuz edilmişti. Chp açısından hiçbir görevden kaçmamak olarak algılandı “milli iradenin” resmettiği. Hdp, Altan Tan markajından kurtulup seçimin “esas oğlan”ı olarak kalmaya devam etti. Bence de bu “esas oğlan” olma meselesi güçlü “karakter oyuncularının” varlığıyla mümkün oldu; “Gezi’den Haziran’a” uzanan güçlü bir karakter ile; lakin her özel dönemin popüler siyasi figürlerinin çeşitli ebatlardaki raketleri arasında gidip gelen pinpon topu olmaktan asında öteye gitmeyen “Yetmez Ama Evet”çi zevatın ağzı kalabalılığı ile değil…

Dileyen bunu tartışır.

Biz kendi mecramızda akmaya ısrar edeceğiz…

  • Sadece Türkiye için değil, bölgesel bir huzur için de büyük bir fırsat doğdu. Buna Meksika’yı bile dâhil ederim, dedi Çiko, zira Devrim yanan ve hep yayılan bir ateştir; bunu ilk sömürge olan atalarımın dramından ve savaşından öğrendim.

Evet, bu fırsat 2013 Haziranında yurdun sokaklarında kendini göstermişti. Bunu tekrar tekrar söylemekte bir sakınca yok…

Ne Rövanşı Bre!

Tek lider sarmalından kurtulmak, kibirden arınmak, egodan sıyrılmak, her şeye burnunu sokmaktan uzak durmak, memlekette başkalarının da olduğunu fark etmek, mütevazı olmak, barışın ne olduğunu idrak edebilmek, partiyi devlete dönüştürme gafletinden uzak durmak, futbolu bile dizayn etmekten vazgeçmek, polisi parti polisi, askeri parti askeri yapma kumarını bırakmak, dini siyasete malzeme etme küfrüyle muhatap olmamak ve daha bir sürü -mak -mek manasında Akp'nin ve paçozlarının encamını şöyle bir alma fırsatı oldu böylece. Bre ne güzel bir fırsattır bu! Kıymetini bilene ne mutlu, bu meseleyi sadece “rövanşist” bir mesele olarak görenlere de bin efkâr…

Yeni Türkiye Şeysi

Haklısınız, yeni Türkiye! Amma ki çeşitli yasaklarla birçok yaşam tarzını hedef alan uygulamaları toplumun üzerinden çekip alacak bir “yeni Türkiye” dönemi olmalı bu; örneğin o sigara ve içki yasakları gerçekten bir sıhhati düşünerek uygulanmalı -ki bu ancak vatandaşını insan olarak görmekle mümkün olur- bir hayat projesinin stratejik hamleleri olmamalı o iş.

  • Taşeronluğu, işçi ölümlerini, iş kazalarını ve işsizliği-kesatlığı sıfırlayacak bir yeni Türkiye dönemi olmalı; hırsızlık defterini açacak bir yeni Türkiye dönemi. Laik, antiemperyalist, sınıfsal meseleyi çözmekte olan bir yeni Türkiye dönemi, yargıyı, hukuku, emniyeti ve her bir niyeti, sevgiyi ve saygıyı özgür bırakacak bir yeni Türkiye dönemi olmalı. Milletin ...na koyacaklara birkaç soru soracak bir yeni Türkiye dönemi  olmalı. Bak bu sonuncusu çok güzel olur, dedi Çiko, şahsen orada bulunmak isterdim, diye güldü göbeğini sallaya sallaya…

Birleşik Haziran ve Sorulmamış Hesap Kalmayacak

Evet, memleketi gözeten bir “yeni Türkiye” dönemi olmalı, dedi Çiko…  Nasıl olacak bu? Meclis partileri bu işi koalisyon yapmakla kotarmayı düşüneceklerdir ne olduğunu henüz idrak edemediğim her birinin kendi kırmızıçizgilerini ihlal etmeden karamba, çeşitli alışlarla ve daha çok verişlerle karambita…

Bilmiyorum, Çiko. Ama bildiğim bir şey var: Birleşik Haziran Hareketi…

Adana da yüksek sesle ve bariz bir şekilde, “sorulmamış hesap kalmayacak” diyor.

İtibarsızlaşma hesabı, zulüm hesabı, devleti vatandaşın üzerine salma hesabı; Gezi’de öldürülen genç insanların hesabı; sağlığı ticarileştirme, okulları ve eğitimi sefilleştirme, memleketi bağnazlaştırma, parti terörünü meşrulaştırma, canileri tepki çocukları olarak servis etme hesabı; Roboski, Soma, Ermenek hesabı; işçi ölümlerine sebep olma, kadın cinayetleri, halkı yoksullaştırma ve nesneleştirme; yolsuzluklar, keyfiyet, kifayetsizlik, gavatlık hesabı…

  • Çiko, dur kuzen, dedi, bu hassasiyet özellikle bir Adanalının sorması gereken bir hesap olarak ayrıca duruyor adisyonun güney yamacında… Sonra memleketi bir ucubeler sirkine dönüştürme hesabı… Vay canına, hesap epeyce kabarık dedi Çiko, iyi ki ben ödemek zorunda değilim, yoksa Meksika’da bile yatacak yerim olmazdı.

RED’den bir alıntıyla toparlayalım:

“Seçimde işçi sınıfının gönül rahatlığıyla oy verebileceği, onun tarihsel programını taşıyabilecek bir alternatifin yokluğu açıkça görülmüştür. Önümüzdeki süreçte görevimiz bunu inşa etmektir.”

Ne güzel! Ki Haziran devam ediyor, aşama aşama tanık olduğumuz bariz etkileriyle...

  • Kalk gidelim dedi Çiko, nereye dedim, Topal’ın meyhanesine dedi, üstelik hesaplar benden diye zarifçe ekledi. Hayır dedim, bu hesabı ben ödeyeceğim, fena gaza geldim, dedim. Peki, o müstakbel hesabı birlikte ödesek, diye önerdi. Neden olmasın dedim.

Bir rakı masasına gelen pusuladaki hesabı ödemekten başka ödeyecek hesap mecburiyeti olmayanlara ne mutlu, diye uzun bir kahkaha attı Çiko…

Yazar: Editor