2016-09-01 15:36:16
hep o tribünde olmak

En son diyeceğimizi en başta söyleyelim.

Adanaspor ve onun istikbali konusunda, yani öncelikli olarak bir Adanaspor istikbali konusunda yönetime güvenemeyeceğimizi gördük. Bunu bir kez daha gördük. Artık dama bre, denen yerdeyiz.  Ve onları bu manada doğaldır ki desteklemeyeceğiz.

Adanaspor yönetiminin Süper Ligde kasaya ne kadar koyduğu veya koyacağı, şimdiye kadar kasadan ne kadar harcadığı falan filan bizi ilgilendirmiyor. Muhasebecileri değiliz. Onları, bizim için hissi olan futbol uğraşında, maddi hesaplarıyla baş başa bırakıyoruz.

Dileriz süreç hep onları haklı çıkarır. Dileriz evdeki hesap çarşıya hep uyar. Dileriz Engin Hocanın (futbolcuları ve tribünü hariç tutarak yazıyoruz bunu) tek başına ve yüzde yüz kendi emeğiyle gerçekleştirdiği başarıyı Jurcic Hoca da gerçekleştirir ve yönetimin paçası bir kez daha kendi hesaplarının dışında güçlü bir teknik direktör sayesinde kurtulmuş olur. Olur mu olur! Beklentimiz olsun yönündedir.

Ciddi bir liyakat sorunu yaşayan Yönetim, biricik Adanasporumuzun hak ettiği Süper Lig transferini yapmadı diye, biz de takıma küsüp onları yalnız bırakacak veya yalnızlaştıracak değiliz. Lig sonuna kadar takımı her platformda savunacak ve destekleyeceğiz.

Doğaldır ki şimdi takıma ve Hocaya az güveniyoruz. Daha çok güven sağlamalarını umuyoruz, bunu Engin Hoca ve futbolcuları yapmıştı ve benzerini yine sabırla bekleyeceğiz.

Burada yazılanları futbolcu veya hoca bilmiyordur bile. Bu sözlerimiz; kendimizi tribünde ve tribün dışında güçlü tutmak ve bir aidiyeti sadece Adanaspora göstermek, bunu geliştirmek ve pekiştirmek içindir.

Evet! Aidiyet hissinin şahıslara olduğu ülkemizin karşılaştığı ağır problemler malum. Bu problem sonucu halkın yıllardır ve son günlerde yaşadıkları da ortada... Hal böyleyken,  Adanaspor camiasında aidiyet hissimiz elbette armaya ve formayadır. Öteki illüzyondan uzak duracağız.

Bu kısıtlı kadro, Süper Lig yazarlarının ve uzman görüşlerinin, işi pek zor, diye tarif ettiği kadro (yıldırım aynı yere iki kez düşmez, prensibini unutarak) umuyoruz ki zannedilenden fazlasını yapacaktır.

Bu durumda başarı kimin olacaktır?

Bize sorarsanız bu, en kısıtlı şu kadroya kaydedilecek bir başarı olacaktır. Ne olduğu meçhul, en düşük maliyetli futbolcuların ve teknik kadronun bir haysiyet mücadelesi sonucu kazanılmış bir başarı olacaktır. Engin Hoca ve o efsanevi takımın yalın zaferi gibi… Varsın sefasını yine muktedir sürsün.

Biz hep o tribünde olacağız.

Yazar: Editor