2014-03-08 11:21:28
hitap

Malum Konuşma-

larda bakan, yani büyük harfle Bakan, bir makama bakan diyor ki;

evet efendim,

anlaşıldı efendim,

anlaşıldı Sayın B. 

teşrif ediyorsunuz herhalde,

biz gelir, arz ederiz ve saire...

Yani hep 2. çoğul kişi...

Hakikaten ha, amma enteresandır 2. çoğul kişi zamirini 1. tekil kişi için kullanır olmak.

Bu sanırım dilin muktedire bir kıyağı, yaltaklanması... Neyse; bu, başka bir yazının konusu olsun. 

 *

Sonra başka malum bir konuşmada, sonu melodram olanda işadamından gazete patronu şöyle diyor anahtar kelimelerle: 

patron,

seninle,

sen bana bir yarım saatini ver

benden ne istiyorsun ve saire...

Bu konuşmalar olmamış da olabilir; ama işin mantığı son derece nettir, kim kiminle nasıl konuşacağını geyet iyi bilmektedir; kurgu da olsa gerçek de diyalogların şahsa yönelik hitapları, kişi ekleri, zamirleri pek yerinde kullanılmıştır. 

Bana bu kadarı da yeter, dedi Karga.

Derken mutfaktan kafayı uzatıp "Hem bu Karga da nerden çıktı yahu?" diye sitem etti Çiko, Marlon Cahit'e hala alışamamışken...

Çiko kıskanıyor yeni dostları. Yarın maça gidemeyeceği için de üzgün. Karga, ben nasıl olsa inerim bir dam saçağına, sen derdine yan Çiko, diyor.

hay bin kuzgun, dedi Çiko... 

Yazar: Editor