2008-10-20 21:24:37
iddialı olmak ve gereğini yapmak

Hedefi şampiyonluk olarak koyup bunun gereği olabilecek pek bir şey yapamamak camiayı dalgalı bir ruh haline sevk ediyor: Evde şen, dışarıda yaslı. Taraftarın da kafası karışıyor, iddialı olsak mı olmasak mı? Bakıyorsun liderle aranda 6 puan var, dönüyorsun geriye lig sonuncusu ile aranda iki puan var. Yüksek sesle düşününce, şampiyon da oluruz küme de düşeriz, gibi bir cümle çıkıyor ortaya.

Biz taraftar olarak hiçbir maddi veya resmi sorumluluk üstlenmeden hedefi zaten belirledik( geçen sene de önceki sene de o bin haz dolu hedefi belirlemiş ve şampiyonluk keyfini yaşamıştık). Çünkü takımın içinde bulunduğu çeşitli koşullar biz o kadar da ilgilendirmez. Neler olduğunu bilmeyiz de. Bakarız rakiplere, bir de Adanaspor’umuza. Bu sahada da çapımızda takım yok deriz (ki geçen yıl 50 takımın en iyisi Adanaspor’dur her anlamda demiştik ve Adanaspor kimseyi mahcup etmeden o 50 takımın lideri olarak şampiyon olmuştu. Bunu bir kez daha hatırlatmakta fayda var.). İddiamızı sürdürürüz. Ama işte dedik ya biz sadece taraftarız. Böyle lafları hiç çekinmeden ederiz.

Peki, sorumluluk sahibi olanlar da böyle konuşursa… O vakit bu iddianın gereği yapılır, yapılmalı.

Dünkü maç, o kadar iddialı açıklamadan sonra tam bir hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Yine söyleyelim; o kötü Karşıyaka’ya hazin bir biçimde yenildik. Ki o Karşıyaka 12 puanla oynuyor bu saat itibariyle. -Bu lig hakikaten enteresan…-

Şimdi şu futbol denen şey bir tür savaşsa ve elinde yeterli silahın yoksa ne yaparsın? Siperde beklersin destek gelmesini… Aslında –bizce- Adanaspor tam da bunu yapıyor. Liderle arayı açmadan ilk yarıyı tamamlamak niyetinde en az kayıpla, şimdi transfer olamayacağına göre. (tabi ki hedef hala şampiyonluksa…) Sorası sonra…

Eyüp Hoca elindeki silahları en iyi şekilde kullanarak çarpıştı. Başarılıydı da. Mustafa Hoca da aynı şeyi yapıyor. (Morinho da gelse, bizde bundan ötesi olmaz hali hazırdaki koşullarda.)

Uzatmadan bağlayalım, sorumluluk sahibi olanlar iddialı almanın gereğini yapmazsa, dedik yukarıda. Sözümüz önce Hüsnü Hocaya:

Karabük ile anlaşırken, Adanaspor istediğim transferleri yapmadı, gibisinde bir şeyler söyledi. Bir teknik direktör için ne hazin bir açıklama. Şimdi sana sormazlar mı neden kabul ettin bu baskıyı. Bu olumsuzluğa rağmen göreve devam etmeyi içine nasıl sindirdin? Antrenörlük çapın başkanın bu “yaptırımına” direnmeye yetmedi mi? Peki vaziyet buyken neden şampiyonluk lafını hiç düşürmedin ağzından? Neden bizi aldattın? Üç dört transferle tozunu atacağımız şu komik sonuçlu ligde yeni bir şampiyonluk sevincinden neden hem kendini hem de bizi mahrum ettin?

Son olarak, Hüsnü Hocanın söyledikleri doğruysa (yalan söylemesi için bir neden yok)… O zaman da bizim başkanı birileri eldeki kadroya dair yanlış yönlendirmiş. Bunun bedelini de işte böyle inişli çıkışlı ve sıkıntılı bir grafikle ödüyoruz…şimdilik…

Yazar: Editor