
Bugünden Yarına
Dün Diyarbakır deplasmanda Orduspor’u yendi. Bugün K.Erciyes ve Samsun yenişemedi. Karabük Giresun’u dış sahada 3–2 yendi. Ve en önemlisi Güngören, Rize’yi 2–1 yendi. Bildiğiniz gibi Rize, şampiyonluğun en ciddi adaylarından. Güngören hala dikkate alınmıyor. Bizim buradan çıkaracağımız anlam ve varacağımız sonuç şöyledir:
- Yarınki rakip de şampiyonluğun 1 numaralı adayı
- Onlar da iyi bir dönem geçirdi Rize gibi
- Onlar da hemen dönmek istiyor süper lige
- Onlar da iktidar patentli
Eskiden, daha çocukken çeşitli kıstaslarımız olurdu rakiplere dair. Şu şunu yendi, biz de onları yenmiştik, öyleyse biz hepsini yeneriz: )) gibi… Şimdi oraya dönmeyeceğim. Ama şunu söylemekte bir sakınca görmüyorum:
- Güngören’in çıkıp Rize’yi, şampiyonluğun bir adayını yenmek için oynuyorsa
- Cılız tribününe rağmen bunu yapıyorsa
- Saldırıyorsa rakibe, gol atmak için
- Gol atma cesaretini gösterebiliyorsa
- Gol atıyorsa
- Goller atıyorsa
- Yüreğini koyup oynuyorsa
- Ve sonuçta kazanan taraf oluyorsa…
Bizim Adanaspor olarak Kasımpaşa’yı yenmemek için hiçbir gerekçemiz, bahanemiz; kaybedince sığınacağımız bir sebep limanımız ve sairemiz olamaz. Olmamalı. Hadi, yine hissi yazalım; bir kere Adanaspor’un adı bu maçta bir puandır. Kasımpaşa’nın puan cetvelindeki yeri bu manada hiçbir şey ifade etmez. Biraz mücadele, kazanma inancı 3 puandır. Evet, futbol istatistiklerle oynanmıyor. Formanın rengiyle de, sadece futbolcunun adıyla da olmuyor bu. Birçok maç göstermiş ki, geçen iki sezon göstermiş ki yüreğini koyan kazanıyor. Savaşarak oynayan… kazanıyor…
Not: Cem Kaplanoğlu, ilerleyen saatlerde “nasıl yeneriz”in bir tür “arayışını” yapacak

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























