2014-12-21 16:33:36
iş buraya kadar gelmeseydi keşke

Refik Gül'ün açıklamasıyla Turbeyler de "bu süreçte" tribünü bıraktığını belirtti.

Grup da itham edilmekten şikayetçi, konunun bir boyutu bu.

Herhangi bir yanlış anlaşılma olmaması için çok dikkatli yazacağım, çünkü bizim daha çok karışıklığa değil daha çokhuzura ihtiyacımız var.

Şahsen kaostan haz ve hız alan bir ruh halim yok, bu yüzden takıma dair her olumsuz gelişme beni fena tedirgin ediyor (böyle olanlar var demiyorum).

Bayram Akgül bıraktığını açıkladığında onun -bana göre- yaptığı hataları özetlemiştim ve bu işin dönüşü olmayacağına dair fikrimi söylemiştim. Çünkü transfer politikası şu an yaşadığımız sorunların ana kaynağı diye düşünüyorum, hep böyle düşündüm ve bunu yazdım. Katılmayanlar olabilir, başka sorunlar da var diyen çıkar, saygı duyarım.

Başkanı eleştirirken tüm olumsuzluklarda onun tek sorumlu olmadığını yazmıştım. Ama yine yazıyorum, hoca ve transfer meselesi bizde hakikaten bir meseledir ve bu konuda tek sorumludur. Ötesini tekrar yazmayacağım.

Buradan yer yer grubu da eleştirdim, tekilden gayet sağlıklı konuşmalarımız da oldu bazı arkadaşlarla, hemfikir olduğumuz şeyler de vardı ayrı düştüğümüz konular da oldu. Olağandır.

Uzun bir giriş oldu.

Grubun ve Refik Gül'ün kimi çıkışlarını, ben olsam böyle yapmazdım, diye yorumladığım oldu. İtiraz ettiğim kimi şeyler hala var. Bunlara girmeye gerek yok, dediğim gibi ben huzurdan yanayım.

Şu sahnemizin tek başına sorumlusu elbette Turbeyler de değildir, olumsuzlukta sadece bir pay var; benim de veya bir yerlerde yazıp çizen herhangi bir Adanasporlu'nun da etki alanı oranında bir sorumluluğu olduğu kadar. 

Ne mi diyorum?

Hep beraber acı çekiyoruz dostlar, buradan bir tek kişi kedere bulanmadan çıkamaz.

Şu linç etme işini de bırakalım artık. Grup da linç edilmesin, Refik Gül de linç edilmesin, Başkan da linç edilmesin. İlk taşı da kimse atmasın...

Herkes kendi sorumluluğu-etkisi-gücü -her ne ise, uygun kelimeyi siz koyun- işte o oranda özeleştiri yapsın, derim. Çok mu zor?

Son bir uzlaşmadan yanayım.

Çünkü;

yönetim değişmezse ve alt yapı ile devam edilirse Grup eleştirilecek, sizin yüzünüzden oldu diye. 

yönetim bu yeni koşullarda devam kararı alır ve yine başarılı olmazsa işler zaten zorken külli ateşten gömlek olur. 

O acı reçeteyi birlikte uygulayalım, o ateşten gömleği birlikte giyelim, şimdi bizim kucağımızda bir el bombası var ve biz o pimi çekmeyelim sevgili arkadaşlar, Adanasporlu kardeşlerim büyüklerim... 

Evet, bir kere de biz faydacı davranalım, bir kere de biz politik olalım Adanaspor için, ama hep dostane. Bunu ülkenin siyasi-ekonomik- demokratik geleceğini satmak için çark edelim, ilkelerden taviz verelim demiyorum ki, Adanaspor için uzlaşalım diyorum. Adanaspor'dan bahsediyorum, var mı daha büyük bir mesele?

Kimse kimseyi itham etmeden, yok saymadan, daha katılımcı, daha saygılı, daha birlik... Bu meselede olmaz diye bir şey yok.

Şu süreçten benim anladığım şu:

Başkanın gitmesi veya Refik Gül ve Grubun gitmesi bir başına işleri düzeltmeyecek. Çünkü kimse buharlaşmayacak! 

Ben yoruldum bre.

Diyeceklerim bu, uz-laş-ma-mız la-zım...

Huzur ve barış için bir şeyler yapabilecek olan varsa lütfen elini taşın altına koysun. Üçüncü bir kişinin dostane irtibatına ihtiyaç var.

Hayır, savaşa devam diyene de bendeki akıl bu kadar, derim.

Yazar: Editor