Hissettiğimiz, Olmasının İstediğimizdir

Süper lig başladı bile. İki hafta içinde bizim lig… Geçmez dediğimiz günler geçiyor ve Adanasporlu haftalara dönüyoruz.
Alternatifli bir kadromuzun oluştuğu aşikâr, ilk 11 için çık çıkabilirsen işin içinden. Neyse ki hoca biz değiliz.
Tribünde yerimizi alıp izlemeye koyulacağız. Yani oturduğumuz yerden türlü yorumlar yapacağız. Bu oldu, şu olmadı diyeceğiz. Eli yüreğinde maç izleyeceğiz veya “vay, takım ne iyi olmuş” deyip keyfimize bakacağız, dilerim öyle yapacağız.
Alkışlayacağız… Avuç içlerimiz patlayana kadar, sesimiz kısılana kadar alkışlayacağız.
Biz üzerimize düşeni gerek tribünde gerekse tribün dışında seve seve, canı gönülden, teklifsiz beklentisiz yapacağız. Bunu her bir Adanasporlu olarak yapacağız.
Bu sezona her zamankinden güçlü bir inançla başlıyoruz. Zaten hep böyle başlamıyor muyuz işe’ ama bu sezon geçen sezondan biraz daha sıkı gireceğiz gibi lige. Bunun için söyleyeceğim somut şeyleri biliyorsunuz, başta yazdığımız geniş kadro. Ötesi? Ötesi bir his! Hani Adanaspor’un döneceğine dair o güçlü hissimiz gibi…
Ya da “hissettiğimiz, olmasının istediğimizdir neticede” mi diyelim… Gölümüzden geçen…
Varsın öyle olsun…

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























