2014-03-13 17:51:05
jurnal

Birinci Sahne şöyle;

Okulun birine iki müfettiş(!) gelir. 

Evet, bu bir Çehov oyunu, öyle.

Önce bir dekor oluşturma mahiyetinde müdür muavini odası alınır.

Müdür muavini ve rehber öğretmen odadan çıkarılır.

iki müfettiş, ne diyelim adlarına;

Stepanov ve Mhaliviç olsun bunlar, muhterem insan kadrosundan.

İkinci Sahnede odaya öğrenciler çağrılır.

Niyet, Rus Çarı ve hanedanlığı hakkında bir fikir edinmektir; fikir edinmek derken insanlar bu Çar ve hendanlığı hakkında menfi ne düşünmektedir, diye bir nevi ajanlık işi yürütülmektedir.

Sorular sorulur 14-15-16 yaşlarındaki çocuklara, sorular yöneltilirken ufaklıklar muhbirliğe zorlanır bir şekilde.

Üçüncü sahnede sorular görünür, tebdili kıyafetle;

Birinci soru der ki; siyasi görüşlerinden dolayı okuldan atılan öğrenci var mı?

İkinci soru devam eder; öğretmen ve idarecileriniz siyasi konular hakkında konuşuyor mu, diye...

Üçüncü soru sert gelir; devlet büyüklerine yönelik İFTİRA, slogan vb oluyor mu öğretmenlerinizden filan?

Dördüncü soru kenardan dokunur, okulunuzdan ailenize yönelik siyasi bir çalışma var mı, der. 

Ve bunların hepsi nüfus bilgilerinin de olduğu bir tutanakla sabitlenir. Öğrencilere de imzalatılır.

İyi mi!

Tabi bu bir çarlık ülkesi olduğu için çocukların o esnadaki ruh hali, psikolojisi hiç düşünülmez. Niye düşünülsün ki? Zira çocukların kendisi düşünülmez bir hanedanlık süreminde.

Düşünülmez, kendi istikballerinden az ötesi bile...

Ama piyesin sonunda tiyatroseverlerin düşündüğü bir şey olur elbet, her piyesin bir hissesinde düşünüldüğü gibi;

Bu payandalar neye hizmet ettiklerinin farkında mı?

Körlükleri aslında bir ahlaki körlük mü?

Körlüklerin en fenası...

Oyun sahnelenmeye devam ediyor, denk gelir izlersiniz elbet.

Travmatik bir şey, hazin... 

Çocuklar hiçbir manada taciz edilmesin, çocuklar ölmesin gençler ölmesin 15 yaşında 22 yaşında veya 25 yaşında... 

Berkin, Burak ya da Ali...

Onlar maça gitsin, sinemaya gitsin; aşık olsun en büyük hüzünleri bir sevdaya dair olsun, anneler de çocuklarının bu tatlı hüzünleri için üzülsün... o kadar...

Karışmayalım onlara...

Yazar: Editor