2020-08-17 19:15:47
karakterin dönüşümü

Karakterin Dönüşümü Sanat, Edebiyat ve Adanaspor

Klasik edebiyatta özellikle, karakterin dönüşümüne ve onun okur veya izleyici gözünde kahraman oluşuna sıkça rastlarız. Bir olay yaşanır ve karakter buna göre yeni bir kimliğe bürünür, biz de bunun nasıl gerçekleştiğine aşama aşama tanık oluruz.

Örneklere başyapıt olarak düşündüğüm Yaşar Kemalin 1954 yılında yazdığı İnce Memed ile başlayayım.

Memed yoksul bir köylüdür, geçim derdindedir doğal olarak, herhangi bir ideali oluşmamıştır, Hatçeye olan aşkı dışında hayatta tutunacak bir dalı da yoktur. Hatçeye Abdi Ağanın yeğeni filan musallat olur, Memed de Hatçeyi alır kaçar. Sonra peşine Çukurovanın en belalı izcisi olan Ali, Topal Ali Abdi Ağa ve adamlarıyla düşer. Neyse, Hatçe bu kovalamacada ölür ve bizim köylü Memed İnce Memede dönüşür, önce Abdi Ağanın sonra tüm Çukurova ağalarının belalısı olur.

Cesur Yürekte İskoç köylüsü olan William Wallace bir kıza aşıktır, İngiliz valisi kıza töreleri(!) gereği dadanır, kız sonuçta ölür ve sıradan köylü olan William dönüşür halk kahramanı bir isyancı olur.

Kuyucaklı Yusuf, karısı eşrafın eline düşünce dönüşür ve kasabanın altını üstüne getirir.

Oidipus aslında kendi babasını öldürdüğünü anlayınca dönüşür ve başka bir hayatın içine girer.

Don Kişot, hayali şövalyelik kitapları okuyunca dönüşür ve yollara düşer.

Sefillerde Jan Valjan hapisten kaçar, papazın evine sığınır, gümüşleri çalar, yakalanır, papaz onları ben hediye ettim der. Jan Valjan papazın o iyiliğinden sonra dönüşür, iyilik perisi olur, belediye başkanlığı bile yapar. Peşine düşen Müfettiş Javer de bir isyan girişiminde devrimcilere tutsak olur, onu Jan Valjan kurtarır, Müfettiş de o andan sonra dönüşür, hayatının anlamını yani eski kürek mahkûmu Jan Valjanın peşinde olma tutkusunu kaybeder, kendini nehre atar.

Yahu örnek çok, neticede ana karakter dönüşür ve roman kahramanı olur.

Dönüşmeyen herkes bu manada sıradandır, hiçbir eserin konusu olmaz çünkü milyonlarca herhangiden biridir o!

Bizde durum nedir?

Başlarda, futbola girmiş ve heyecanlı bir başkan, üst üste iki şampiyonluk, talih rast giderken de iddialı kadrolar, play off mücadeleleri, heyecan veren takım. Bunlar hep olağan, yüzlerce kulübün başına gelen futbol için artık sıradan işler.

2012 Kasımpaşa Finali!

Dönüşüm anı bu, 27 Mayıs.

Ankara, yirmi bin taraftar, Adana Ankara arasında 500 kilometrelik bir konvoy.

Fırat Aydınus, Kasımpaşalı Başbakan, doğal olarak kaybediyoruz, Adanalılar kusura bakmasın lafı.

İşte o andan itibaren dönüşmeye başlayan bir Başkan.

Bu dönüşüm bizim için bir roman kahramanı yaratamadı, tanık olduğumuz sadece sıradan bir dram oldu.

Devamında yine dönüşüm fırsatları geçti, demek ki bana göre o fırsatlar geçti, o fırsatların geçtiğini zannetmişim.

Örneğin,

Rakip takımın da aynı ligde olması başkanı talihle, karakterli futbolculara denk gelmekle değil bilinçli olarak üst düzey bir takım kurmaya iter, diye bir dönüşüm beklentisi…

Rakip hep üst seviyede kadrolar kurarken yine ve yine, bizde bir sezon daha dönüşüm beklentisi, bir sezon daha, bir sezon daha…

2016 sezonu yine karakterli futbolcular, iyi bir hoca, sınırlarını bilen bir mücadele taktiği, taraftarın harika desteği, sabrı ve gelen efsanevi bir şampiyonluk, sonuna kadar hak edilmiş bir şampiyonluk.

İşte bu şampiyonluk belki bir dönüşüm yaratır beklentisi yine.

Vaat edilen yani hedefe konmuş olan UEFA, kendi stadımızı yapma, alt yapı binasını, tesisleri peş peşe kurma umudu.

Olmadı.

Süper Ligde bile yine sıradan bir kadro ve devamında hep geri gidiş.

Bugün itibariyle, eline geçen fırsatları pozitif değerlendirip kahraman olmuş bir Başkan yok.

Keşke öyle olsaydı. Hatırlıyorum, geldiğin gün bayramdı demiştik.

Bugün bir anlamda yani mecazen Anti Kahraman bir Başkan var artık, öfke duyulan ama buna rağmen bir Adanaspor meselesinde ne yapacağı hep merakla, tepkiyle, tedirginlikle vs beklenen...

Gittiğin gün bayramdır diyoruz şimdi.

Evet tersine, hazin bir dönüşüme tanık olduk ve bunu biz de yaşadık, bu da camia için bir trajedinin konusudur böylece.

Peki?

Bir dönüşüm olur mu?

Taraftarın Biz Bitti Demeden Bitmez diyecek pozisyonu Süper Ligden beri yok.

Şu an Başkanın en azından kendisi için Ben Bitti Demeden Bitmez, durumu söz konusu. Yönetmek veya yönetmemek için.

Benim bir taraftar olarak hiç beklentim yok, kalmadı ama bunu kendisi için yapmalı ve Adanaspor Başkanı sıfatı için.

Yazar: Editor