Tantanacılık*

Eski hakemlerden biri anlatıyor, bir tür tantanacılığı.
Muhtemelen bilinen bir hikâyedir.
- Örneğin bir adam,
- İddaa vurguncularına veya ne bileyim ilgilisine, ben bu maçı hakemden bağlarım diyor.
- Ama şu kadar para…
- Anlaşma oluyor. Örnekteki adam bir yolunu bulup hakem odasına girerse ne ala, bir selam ver çık.
- Değilse koridorda bir merhabalaşma, iyi maç temennileri, belki bir tokalaşma bile senaryo için yeterli olabiliyor.
- Karşı tarafa bir mizansen verilmiştir çünkü.
- Maç tantanacının istediği gibi biterse ne güzel, ortada hiçbir şey yokken paralar cepte…
Ne kalır geriye?
Söylenti ve tantana kalır: ))
Ve topunu düzgünce oynamaya çalışanların da başına gelebilecek bir bela...
_________________
*Tantanacılık: “Kavga ediyormuş gibi davranarak dikkat dağıtıp hırsızlık yapma yöntemi.”

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























