2013-04-07 11:48:19
kaygım şudur

Karnaval mı?

Nisan’da Adana’da sloganıyla yola çıkan bir karnaval varmış bu günlerde. Türkiye’nin ilk karnavalıymış.

Canına yandığım, memlekette her gün bir karnaval var yahu, nasıl oluyor o ilk karnaval? Peki, girmeyelim mecazi konulara.

Karnaval, Fransızca kökenli bir kelimeymiş, Türkçeye carnavale gibi bir şeyden gelip. Ali Püsküllüoğlu’nun Büyük Türkçe sözlüğünde şöyle diyor:

1)Hıristiyanların büyük perhizden önce, şaşırtıcı kılıklara girerek yaptıkları şenlik ve eğlence dönemi.

Tamam, olayı bir din ekseninde eleştirmeyeceğim, çünkü kelimeler anlam genişlemesiyle, zamanla, bir ihtiyac istinaden yeni tanımlar yüklenebilir. Böylece Hıristiyan töresi olmasını es geçiyorum; )

Ama o kılık değiştirmenin metaforuna takılırım burada. Kaygım nedir biliyor musunuz, Adana’ya bir Akp kılığı biçme şenlik provası olmasına! Bunu karnaval programına bakarak değil, resmi erkanın gövde gösterisine bakarak söylüyorum.

Bilmiyorum, şehrin karnavalı devlet erkinin mutlak hâkimiyetinin nezaretinde mi yapılır? Yoksa kentin tüm sivil toplum örgütlerinin, kurum ve kuruluşlarının, odalarının, Ahilerin, Loncaların (nerelere gittim ben), özellikle şehrin kadınlarının, ama partili olmayan sivil kadınlarının çabası desteği yaratıcılığıyla mı şenlik olur karnaval?

Baktım da bir fotoğrafa, orada Akp kurmayları koltuklara kurulmuş - Tabi ki Egemen Bağış da var, yakalarına portakal çiçekleri takılıyor, sanki güzelim Adana’mda portakal ağaçlarının namusu korunmuş da festivali, şenliği karnavalı bilmem neyi yapılıyor. Hem yahu, bunun o eski askeri törenlerden ne farkı kaldı orada Egemen Bağış’ı, Bakanları, Belediye Başkanlarını logolarını görünce. Devletin milletten aldığı paraların bir kısmını bu organizasyona ayırıp mütevazı bir şekilde perde gerisine çekilip işi hür bağımsız hakikaten yaratıcı sivillere bıraksalar?

Ama olmaz, o zaman iş bir “parti” organizasyonu olmaz, böylece reklâmı hiç olmaz.

Evet, kaygım budur!

İş Adana’yı popüler hale getirme çabasından çok iktidarın Adana’dan istediği oyu çıkarma sevdasıdır. Üstelik Adana’nın popüler olmaya filan da ihtiyacı yoktur, yeterince popüler bir şehirdir burası.

Adana’nın ayranı yok içemeye karnavallarından çok istihdama ihtiyacı vardır, halk için bir şehirleşme planlamasına, TOKİleşmeye karşı koyma direncine ihtiyacı vardır, fabrikalara ihtiyaç, tarım topraklarının yine tarım için kullanılmasına ihtiyacı vardır, nitelikli işlere, güçlü işçilere ihtiyacı vardır, emeğin bilincine ihtiyaç vardır Adana’da, gelir dağılımında bir adalete ihtiyaç, kredi kartlarının limitleriyle sürdürülen eğreti ömürlerin insanca birer hayata dönüşmesine ihtiyaç vardır.

Derken,

o zaman hep birlikte yaparız karnavalımızı, eğleniriz güleriz şen oluruz.

Bu arada;

Bu tür ritüellere karşı olduğum sanılmasın, (derdimi yukarıda zaten anlattım) ki insanoğlunun en eski törenlerinden biridir aslında bu, toprak ananın yeniden uyanışını kutsamak ve yeni mahsulün bereketli olması için bir nevi Dionisos şenlikleri düzenlemek, aslında Pagan olan törenlerle, sığırlarla, şölenlerle emeğin boşa gitmemesini bir şekilde güvence altına almak…

 

Bir de, karnaval deyince, o esnada falan, sevgi ve hoşgörü bağlamında sokaklarda adabınca bira da içebilecek miyiz, çerezlerle filan?

Yazar: Editor