2010-06-05 03:16:57
kelimeler

Yazmak Üzerine

 

http://ul.gcg.me/files/2010-06/__.jpg

 

Zahmetli bir iştir yazmak.

Konuyu belirleyip ana fikri saptayıncaya kadar geçen süreçte zorlu anlar vardır aslında.

Yazdım oldu, deyip işin içinden sıyrılmak pek olmuyor. Olursa da içine sinmeyen, bazen silip atmak istediğin yazılara dönüşüyor öyleleri.

Bir anlatım biçimini belirleyeceksin önce ele aldığın konuya göre. Bunun içine yan düşünceler yerleştireceksin ki bu yan düşünceler asıl anlatmak istediğini destekleyecek, belirginleştirecek cümlelerden oluşur.

Örnekler, benzetmeler, somutlaştırmalar filan. Görüntülemek istediğini kadraja oturtup o uygun ve doğru anı yakalamak kadar meşakkatlidir bu mesele.

Meseledir sonuçta. (yani sevgili Mahir abinin ve Erkin’in düşündüğü kadar tuzu kuru bir mesainin ürünü değildir, kulağıma gelmiyor değil: ))

Bizim gibi blog yazarlarını geçelim, lakin hakiki yazarların örneğin bir romana başlarken ve onu sürdürürken ne çok acı çektiklerini ve benzer acıları yakın çevrelerine çektirdiklerini onların anılarından, denemelerinden izleyebiliyoruz.

Ama her şeye rağmen tutkulu ve fedakârlık isteyen güzel bir iştir.

Ben “iştir” dedim, siz ne derseniz deyin. Seni izleyen, şöyle diyeyim; bu adam ne yazıyor deyip okumak için sana zaman ayıran insanların varlığını da bilmek, işin bu güzel yanını iyice pekiştiriyor ve hoş bir sorumluluk da yüklüyor.

Bir düşünceyi en azından “asgari müşterekte” paylaşmanın lezzeti de söz konudur.(Yazıyorum bir şeyler ama kimseye okutmuyorum bunları, diyenleri anlamamışımdır zaten. Hoş birer takı gibidir aslında kelimeler, telaffuz edimesi, bu anlamda seyri bile makbuldür.)

Evet, güzeldir birçok insanla yol aldığını bilmek. Güç ve moral veriyor. Yazma şevkini güçlendiriyor.

Gevezeliğe de gerek yok bu arada. Futbolun yoğunluğunu azaltsak da bu sayfada hep bir şeylerden bahsedeceğiz demek istiyoruz bre: )) Ne kadar zorlu olursa olsun. Yazacağız yani: )) (Bunları söylemek için de bunca lafa ne lüzum vardı yahu. Değil mi ama: ))

Yazar: Editor