Yağmurun Getirdiği
İnce olur Adana’nın yağmurları, ipince. Bakmayı bilen bir göz bulutlardan sarkan bu ipleri görür; bir de geceyse, sokak lambaları, o güvenli evlerden kaçan ışıklar parlatıyorsa camdan sicimleri…
Geceyle başlamıştı yağmurlar. İşte iniyordu ovaya, binyıllardır yağdığı gibi; damlara düşerek, pencerelerden süzülerek, ağaçlarla sarmaş dolaş olarak, belki bir teni okşayarak. Duymuştum her kar tanesinin farklı bir şekilde olduğunu. Benzemezmiş biri diğerine.
Peki, yağmurlar; aynı mıdır onlar?

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.

























