Ömrümün En Güzel Hikâyesi
__________________
Aylardır üzerinde çalıştığımız kitap sonunda çıktı. Aşağıda, kitabın giriş bölümünde de belirttik; bu kaplanpenche yazılarından seçilmiş ve Adanaspor temalı bir kitaptır. Bildiğimiz anlamda bir kulüp kitabı değil elbette. Yani kulübün geçmişe ilişkin her şeyi bu kitapta yok; ama Adanaspor’un bir dönemine, bazı hatıralara ve genelde futbola dair yazılar var.
Şöyle de diyebiliriz kitabın içeriği için: Adanaspor’a, futbola ve hayata dair.
Sayfa düzenini de blog tarzında yaptık, tüm kitabı tek sayfa gibi düşünüp…
Bir de elde somut bir kitap olarak, şimdiden iyi okumalar…
“Ömrümün En Güzel Hikâyesi” adlı kitabı Kitapsan şubelerinden edinebilirsiniz.

___________________
Kitabın giriş bölümünden bir alıntıyı paylaşalım.
___________________
Vira
Bu bir blog/site kitabıdır.
Ama önce bir Adanaspor kitabıdır. Bize yazma gücü, heyecanı, isteği, mevzusu veren doğrudan Adanaspor’un kendisidir. Bunu peşinen belirtelim. Her yazı direkt Adanaspor içerikli değil elbette. Fakat Adanaspor’dan dolayı futbola daldığımız noktada en nihayetinde bir Adanaspor kitabıdır.
kaplanpenche.com’da Ağustos 2007 / Temmuz 2009 tarihleri arasında yayımlanan yazıların bir bölümünden oluşmaktadır.
Mümkün olduğunca “her zaman okunabilecek” nitelikteki yazıları almaya özen gösterdik. Bunun yanında sadece “o günü” ilgilendiren yazılar da yok değil. Onlar da o zamana dair hissiyatımızın belgesi olsun, dedik.
(Ama yüzlerce yazı içinden 200 sayfalık kitaba bir ayar çekmek de hakikaten pek zahmetli oldu.)
Yazıları kategorilere göre ayırmadık, tarih sırasına göre verdik.
“Zaten sitede var bu yazılar, ne gerek vardı bir de kitaba?” diye düşünen çıkabilir.
Nedir, canımız istedi ve yaptık.
Biraz da “Bir Adanaspor kitabı pek ala yapılabilir.”in önünü açmak için yaptık.
İlk adım bizden olsun.
O zaman,
Vira ey okur!
(Emeği geçen herkese, siteyi ziyaret edip yazılarımızı okuyan, okumadan kapayan, fotoğraflarımızla hoşça vakit geçiren arkadaşlara, tüm Adanasporlulara, Adanaspor’umuza, yazılarımıza konu olanlara, bize ilham verene, konuk yazarlarımıza, devamlı yazanlarımıza, yazacağım deyip yazmayanlara teşekkürlerimizi bir borç biliriz.)
kaplanpenche.com

___________________
Gayri Resmi Bir Önsöz
Ne İstanbullara gider kuruluşumuz, ne Ankaralara. Kendi öz toprağımızın bir mahsulüyüz. Emeğin en kadim şehrine dayanırız. Irgatlara, marabalara da yaslanırız, kentin tozlu sokaklarına da. Esnafın alın teri şehrin tatlı hiddeti vardır köklerimizde ki isyanın ilk adıyız. Turuncu ve beyazın en yalın “imgelemine” dayanırız ve Çukurova’nın totemine döneriz yüzümüzü. Portakal ve pamuğun topraktaki acısına dikiliriz; ışıl ışıl şenliğinde eğleniriz.
Bu kadar “alkış” yeter sanırım.
Şimdi düze inelim.
Köklerimizde “hamasi” nedenler aramaya gerek yok. Bir kahramanlık destanı kurgulamak da boş iş... Soyumuz saraya da dayanmaz ki aslında sokak çocuklarıyız. Bir farklılık peşinde değiliz; kendimize öyle asaletler yükleme, apoletler takma telaşımız deniz seviyesindedir. Farklılıkları değil bir anlamda belki bilinçli de yapmadan “aynılıklarımızı” anlatacağız. “Kaderleri ve kederleri ortak” insanların yani tüm tribüncülerin, vefalı taraftarın, sebepsiz sevenin, yıkılmadan-vazgeçmeden takımının peşinde olanın benzer hikâyelerini paylaşacağız aslında.
Rahat okunan bir Adanaspor kitabının peşindeyiz bu anlamda. Belki daha çok (hadi basmakalıp bir ifadeyle söyleyelim) “yürekten yazdıklarımızı” paylaşacağız bu sayfada. Yoksa bir takımın “bir tek tarihçesi” aşağı yukarı hep aynıdır.
*Bir tarih vardır kuruluşta
*Birileri emek vermiştir.
*Oluşum sağlanmıştır.
*Renkler, simgeler belirlenmiştir.
*Çeşitli ayrıntılar, incelikler zamanla oluşmuştur.
*“Sevgi bağı” kurulmuştur.
*Eğilimler alışkanlıklar kendini kabul ettirmiştir.
*Bir tarz kendini zamanla dayatmıştır.
*İlkeler belirlenmiştir.
*Eh, arada sportif başarı da varsa ne ala, olmasa ne gam.
*Zaten bu yola baş konmuştur.
Ama işte bunlar bir futbol takımının tarihini yazmak için yeterli midir? Geneldeki ansiklopedik bilgiler en kral takım için bile beş sayfadır on sayfadır. Bilemedin yirmi sayfadır. Hadi biz buna elli sayfa diyelim. Başarılar, kupalar, şampiyonluklar, krallar ve saireler ile…
Dediğiniz buysa, ortaya sadece kuru bir resmi tarih kitabı çıkar. Bu da söz konusu kitabı hazırlayanların dışında kimselerin umurunda bile olmaz. Ama herhangi bir takımın elli-altmış-yetmiş yıllık kayıtlı kronolojik tarihçesi içinde bir “Gayri resmi tarih” vardır ki bu, kaydı belleklerde güzelleştirilerek tutulan hakiki bir tarih olur ve bırakın bir futbol takımının, en eski uygarlıkların, ulusların tarihi hal böyleyken tadından yenmez olur.
Bu noktada Es-Es’in, Göz-Göz’ün, Teksas’ın, Tatangaların, Şimşeklerin, Kartalların, Kanaryaların, Aslanların, Çotanakların, Yarenlerin, Dadaşların tarihi bizim de tarihimiz oluverir.
İşte buradaki, ayrıntıdaki, deplasmandaki, tribündeki hikâyelerdir aslolan.
Gerisi laf-u güzaftır.
Sanırım bu kitapta nasıl bir içerikle karşılaşacağımızı anladınız (kaplanpenche izleyenleri zaten biliyor).
Yazılanlar itibariyle eksikler, kusurlar, abartmalar, güzellikler, uydurmalar, eklemeler, çıkarmalar, alıntılar, doğrular ve yanlışlar… Külli bizimdir, hepimizindir.
_____________________

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.






















