Aynı Mesele

- Şimdi transferlerden önemli bir husus var ki o da maraton kombine biletlerinin tez elden tüketilmesidir.
- Birçok yerde feryat figan tanık oluyoruz taraftarın “hala o 3 adam neden gelmedi” serzenişine.
- Haklılar,
- iyi bir takım izlemek istiyorlar.
- Sıkıntısız bir lig istiyorlar.
- Her maçta 3–4 gol…
- Ben de istiyorum bu manada dikensiz gül bahçesi…
- Ama o kadar serzenişin yanında kombine bilet satışlarına bakıyoruz,
- 80’i bile bulmamış!
- Heyhat!
- Adana’da şimdi kimseler yokmuş,
- herkes denizde veya yayladaymış…
- Bu sözler kendimizi teselli kapısıdır, o kadar.
- Acı gerçek orada öylece duruyor,
- ilgisizlik!
- Ülkedeki ekonomik krizin ne hazin haller yarattığını en çok söyleyenlerdenim,
- meselenin bu yönünü görmezden gelmek körlüğün dik alasıdır!
- Ama canım, örneğin 2000 adet maraton kombinesini tüketemeyecek durumda değildir ADANASPOR TARAFTARI!
- Bir şekilde o 150 lirayı denkleştirmek mümkündür,
- bir fedakârlıkla.
- Evet, fedakârlıkla,
- ama takım aşkı böyle bir şeydir!
- Evin nafakasından değil,
- lakin kişisel masraflarımızdan biraz kısıp bu parayı tedarik etmek mümkündür.
- İşte o zaman yani en azında 2000 maraton kombinesini tükettiğimizde,
- daha ateşli bir biçimde biraz daha transfer isteme hakkını (ben bu kelimeyle özetliyorum, ‘hakkını’) bulabiliriz kendimizde.
- Kombine biletler bu noktada bir Adanasporluluk meselesidir,
- taraftarlık bilincimizin ve takım aşkımızın turnusol kâğıdıdır.
- Ötesindeki duyarsızlık,
- sadece sözde taraftarlıktır,
- kulüpten transfer istemek de bu esnada laf salatasıdır.
- Emektar abilerimizden biri
- “kombine bilet almak için ben zorlanıyorsam herkes zorlanıyordur, ama her şeye rağmen ben gidip biletimi alıyorsam herkes alabilir demektir” diyor.
- Bu da yazının ana fikri oluyor!

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























