2009-01-29 11:23:31
konuk Yazar / erkin doygun

Katil Sistemler Tarihi

http://www.fotosearch.com/bthumb/OMU/OMU142/22P0189.jpg

Kaç teknik direktör, kaç başkan, kaç futbolcu bu sistemlere kurban oldu. Kaç taraftar bu sistemler uğruna kendini stat köşelerinde heba etti.

Aslında her şey 1870 yılında futbolun 11’er kişilik takımlar arasında oynanması kararı ile başladı. Takımların 11’er futbolcudan oluşması ile katil sistemlerin doğumu gerçekleşiyordu.

Futbol ilk yıllarda, genellikle 2–8 şeklinde oynanmaktaydı. Bu dönemde tek hüner, paslaşmadan ve kafayla oynamaksızın, çalımla top sürerek, gol atmaktı.

Bugüne kadar gelen sistemlere baktığımızda; ilk olarak karşımıza çıkan sistem; Hücum ağırlıklı, savunma ile orta saha arasındaki bağı ilk kez kuran ve bloklar arasında ilk kez koordinasyonun sağlanmaya çalışıldığı 2–3–5 sistemi olmuştur. Bu sistemi savunma güvenliğinin biraz daha ön plana çıktığı 3–2–5 sistemi takip etmiş, fakat ömrü uzun olmamıştır.

Bu sistemlerin devamında, modern futbolun ve sistemlerin öncüsü olarak kabul edilecek ve ilk defa Arsenal’in menajeri Chapmann tarafından uygulanarak 1930–1954 arasında yaygın olarak kullanılan 3–4–3(wm) sistemi damgasını vurmuştur. Bu sistem ile oynamakta olan İngilizlerin 1953 yılında Macarlara 6–3 yenilmeleri bu sistemin sonunu getirmiştir. İngilizleri deviren Macarların uyguladığı sistem ise 3–3–4 sistemiydi.

Ne var ki, bu sistem yerini Brezilyalılarının iki stoperli 4–2–4 sistemine terk etmiştir. İlk defa geride 4’lü savunma sistemini kuran Brezilyalılar, bu sistemleriyle 1958 ve 1962 Dünya kupalarını evlerine götürmüşlerdir. Orta sahadaki geniş alanı 2 futbolcu ile kapatmaya çalışan bu sistemin yerini, İngilizlerin Futbol Dünyasına hediyeleri olan 4–3–3 sistemi aldı. Nitekim 3 kişilik orta saha kontrolü ile İngilizler 1966 Dünya kupasını almışlardır.

1970’li yılların başından itibaren futbola damgasını vuran yeni bir gelişme yaşanıyordu. Toplu hücüm toplu savunma anlayışı olan Total Futbol sistemi doğuyordu. Bu sistemle Hollanda 1974 Dünya kupasında finale kalıyordu.

Teknik adamlar, total futbolun uzun soluklu olamayacağını görünce ve sadece gol atmanın değil, gol yememenin de önemli olduğu bir sistemin arayışına girdiler. Bu arayışlar sonucu 4–3–3 sitemindeki forvetlerden biri ortaya sahaya çekilerek 4–4–2 sistemi doğdu. Bu sistemin riskten uzak ve çok temkinli oyun anlayışı sonucu oluşan sıkıcı maçlar ve bu durumu tespit eden Sepp Piontek sayesinde savunmadan orta sahaya bir futbolcu kaydırılarak 3–5–2 sistemi geliştirildi.

  • Bu yazıda sistemlerin gelişim tarihini anlatırken, aslında şu hususa dikkat çekmek istiyoruz; bildiğiniz üzere Adanaspor sezon başından beri birçok teknik direktör değiştirmiş ve bu hocaların bakış açılarına göre değişik sistemlerle oynamıştır. Bunun neticesinde de belli bir futbol sistemi kültürü oluşmamıştır. Değişik sistemler Adanaspor futbol kültürünün katili olmuştur.
  • Bu yüzden biz diyoruz ki; Adanaspor markası Adanaspor futbol kültürü olmadan olamaz. Buna en iyi örnek Ajax modelidir. Ajax futbol takımının resmi sitesinin altyapı bölümüne girerseniz orada şöyle bir yazıyla karşılaşacaksınız deniyor:

_____________________________________

“Ajax kısmen kendi gençlik akademisinin çıkardığı futbolculara bağımlıdır. Tüm genç takımlar aynen Ajax A takımının uyguladığı antremanları yapmaktadır. Bu nedenle genç takımdaki çocuklar A takıma gelmeden oranın oyun stiline alışırlar. Ve A takıma yükseldiklerinde uyum sorunu çekmezler. Kulübün genel oyun anlayışı 4–3-3'tür ve idmanlar, davranışlar ve kurallar buna göre ayarlanır. Ajax futbol takımı göze hoş gelen, ofansif anlayışta, yaratıcı, hızlı, adil ve tercihen kendi yarı sahasının dışında oynayan bir takım olarak tanınmaya çalışır. Ajax ‘TIPS' diye adlandırılan bir model geliştirmiştir. Ki bu sistemde T (technical-teknik), I (ınsight-bilgi), P (personality-kişilik), S (speed-hız) temellerine dayanmaktadır. P ve S yani kişilik ve hız genel olarak doğuştan gelen özelliklerdir. Ama T ve I yani teknik ve bilgi her zaman geliştirilebilir özelliklerdir. Ajax'ta bulunan tüm futbolcuların özel bir defteri vardır. Ve bu defterde o futbolcuyla ilgi en ufak bir ayrıntı dahi yazılıdır”.

_______________________________________

Adanaspor da teknik direktörlere ve sistemlere bağlı kalmadan kendi futbol kültürünü yaratmalı ve uygulamalıdır. Sistemlerin ve hocaların kurbanı olmamalıdır.

Çok şey mi istiyoruz, az bile istiyoruz, Adanaspor camiası, başkanı, taraftarı bu futbol kültürünü fazlası ile hak etmektedir.

Yazar: Editor