2011-07-16 00:01:00
konuk yazar

Şike mi İhale mi?

http://us.cdn4.123rf.com/168nwm/mannaggia/mannaggia0806/mannaggia080600007/3218314-old-west-symbols-black-and-white-silhouettes-in-a-nine-square-grid.jpg

'Şike operasyonu'nun ardında futbol endüstrisinde dönen paralara konmanın ötesinde, çok daha büyük paraların döndüğü ihaleler var... 'Şike' bahane...

Herkes ‘futbolda  şike’ meselelerini, “Vay, sizin kulüp de pek bir kirliymiş!” diye konuşadursun, takdir edebileceğiniz üzere bu operasyon da tamamen duygusal!.. Ha, evet, kulüpler pek bir kirli. Bunu bilmeyen mi vardı? Lakin yaşananlar, kirli kulüpleri Silivri Hamamı’nda keseleme operasyonunun çok ötesinde bir anlam taşıyor.

Kimi kesimler şike operasyonuna temkinli yaklaşarak, endüstrileşmiş futbol âleminin cemaat ve AKP’nin iştahını kabarttığını, operasyonun futboldaki pastayı mideye indirmek maksadıyla yapıldığını söyledi. Bu izahat kısmen doğrudur; ancak, ‘kısmen’ doğrudur. Çünkü ortada, futbolda dönen paradan çok daha büyük bir para var…

O ‘büyük para’ mevzuuna geçmeden, Emniyet ve Yargı süreçlerinde hiçbir şeyin tesadüfi olmadığını hep hatırımızda tutalım. Ergenekon Hâkimi Köksal Şengün, milletvekili seçilen Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay’ın serbest bırakılması gerektiği yönünde oy kullanır kullanmaz Bolu’ya sürgün edildi mesela! Yargı işte bu kadar ‘bağımsız’... Dolayısıyla, Deniz Feneri soruşturmasında ‘formalite icabı’ tutuklanan Zahid Akman ve üç kafadarı hakkında zerre gürültü kopmazken, ‘şike çetesi’ hakkında Emniyet’ten ortalığa ‘bilgi’ boca edildi.

Şimdi operasyonun niteliğine bakalım. Fenerbahçe’den Başkan Aziz Yıldırım, Beşiktaş’tan Futbol Komitesi Başkanı ve Asbaşkan Serdal Adalı gürültülü bir süreçle tutuklandı. Bu iki ismin ortak bir özelliği var. Her ikisi de NATO müteahhidi ve silah ticareti ile uğraşıyor. Fenerbahçe taraftar sitesi antu.com’da ortaya atılan iddia ise çok çarpıcı. Yine silah taciri Ali Şen’in oğulları tarafından kurulan antu.com’da, Aziz Yıldırım ve Serdal Adalı’nın nisan ayındaki 4 milyar dolarlık helikopter ihalesi nedeniyle operasyona maruz kaldıkları vurgulandı. Yıldırım ve Adalı, ihaleyi kazanan konsorsiyumun ortakları; ihaleyi kaybeden konsorsiyumda ise Başbakan’ın damadı Berat Albayrak’ın CEO olduğu Çalık Grubu var.

Operasyonun bahanesi şike ama şahanesi çil çil dolarlar. Bugüne dek büyük paralar kazanmış isimlere taahhüt işlerinden el çektiriliyor. Yerlerine yenileri ve tabii ki iktidarın yanındaki isimler getiriliyor. Bu tasfiye harekâtının ‘yasal’ dayanağı da ihale şartnamesi. 4734 sayılı kamu ihale kanununa göre, ‘ihaleye katılamayacak olanlar’, Madde 11’de şu şekil belirtiliyor:

“Aşağıda sayılanlar doğrudan veya dolaylı veya alt yüklenici olarak‚ kendileri veya başkaları adına hiçbir şekilde ihalelere katılamazlar:

a) (değişik: 20.11.2008–5812/4 md.) Bu kanun ve diğer kanunlardaki hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanlar ile 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı terörle mücadele kanunu kapsamına giren suçlardan veya örgütlü suçlardan veyahut kendi ülkesinde ya da yabancı bir ülkede kamu görevlilerine rüşvet verme suçundan dolayı hükümlü bulunanlar.”

Evet, şu anda Aziz Yıldırım ve Serdal Adalı ‘örgütlü suçlar’ kapsamında cezaevine atılmış vaziyette. Bugüne kadar girdikleri ve aldıkları ihaleler, bundan böyle AKP sermayesinin birikimini besleyecek. İsviçre’deki hesaplar nasıl şişiyor zannediyorsunuz?

Şimdi, Beşiktaş Çarşı grubunun bu gerçekliğin farkında olmadan yaptığı edebi açıklamayı okuyalım. Özetle, “Sahip çıkmıyoruz, aklansınlar da gelsinler,” deniyor açıklamada. Böylesine ‘organize’ bir yargının ‘akladığı’nın ne kadar ‘ak’ olacağı tartışması bir yana, sahi siz bütün bu kulüplerin yönetimlerindeki koca koca sermaye sahiplerinin ‘ak’ olduğunu mu sanıyordunuz bugüne kadar? Demirören Beyoğlu’nun ortasına o koskoca binayı nasıl dikti sizce? Milliyet ve Vatan'ı hangi ilişkiler ve talimatlar doğrultusunda aldı? Operasyon çekilmeyince ‘ak’ mı oluyor insan? Bütün kulüplerin başında ihaleci, rüşvetçi, şikeci tiplerin oturduğunu bilmiyor muydunuz? Ya da, bilet, kombine falan işlerinden kendi kendinizi aklayabildiniz mi? Zamanında Sinan Engin aklanıp da mı gelmişti? Ya da Ferdi Aslan niye öldürüldü? Soruları artırabiliriz…

Şu uğruna adam öldürülen futbol camiası, boğazına kadar pislik içindedir.

Eğer ‘sol’sanız, gitmeyin kardeşim o statlara!

Yıkılsın bu endüstri!

Var mısınız?

Hakan GÜLSEVEN

RED'den...

Yazar: Editor