2008-10-22 19:34:41
konuk yazar/ gencer çapar
http://ul.gcg.gen.tr/x/aeddd0f.jpg

BORDEAUX ŞARABI SEVER MİSİNİZ?

Fabregas’ın pasında Adebayor vücut çalımıyla arkasındaki oyuncudan kurtulup altı pasın önünde vuracak gibi yapıp topu Fabregas’a veriyor, Fabregas penaltı noktasında topa plase yapıyor, kaleciden dönen topu yine altı pasta Van Persie kafayla ağlara gönderiyor. Walcott sağ kanattan müthiş bir şekilde ivmelenerek ceza sahasına yönelirken topu, ceza sahasının dışından depara kalkan Diaby’e atıyor, O da tek pasla tekrar Walcott’a dönüyor, Walcott’a kaleye on metreden üçüncü golü kaydetmek kalıyor (her iki pozisyonda da Everton takımından altı- yedi savunmacı ceza sahası içindeydi.). Huzurlarınızda halı saha takımı Arsenal…

Futbolu her şeyden önce oyun olarak gören, kazanmak ve kaybetmek kelimelerini dost muhabbetlerinde iğneleme unsuru olarak kullanan, kaç yaşında olursa olsun ders almanın ders vermekten daha önemli olduğunu değer kabul eden sporseverlerin gönül verdiği bir takımdır Arsenal (bir diğeri için bkz. Barcelona). Wenger için güzel oyundur aslolan. Shearer gibi bir ustanın bile “Arsenal bu kadar güzel oynayarak şampiyon olamaz” dediği bir dönemde (hâlbuki biz Shearer'ı da aynı sebeplerle sevmiş, halı sahada gol atınca onun gibi kolumuzu kaldırıp koşmuştuk) Wenger bizim gibi oyuna gönül verenler için futbolun Kieslowski’si konumundadır.

Dünün Henry, Vieria, Petitli takımında bugün Sagna,Clichy,Silvestre,Gallas,Nasri gibi Fransızlar bulunsa da takımın lideri dört yıldır ilk on birde görev alan ve bence Gerrard’la beraber dünyanın en iyi merkez oyuncusu olan 21 yaşındaki Fabregas.Wenger’in kıta Avrupa'sında (genelde Fransa’da) öne çıkan, esnek, top tekniği üst düzeyde gençleri takıma kazandırma stratejisiyle Song, Denilson,Van Persie, Eduardo, Walcott gibi parlayan yıldızlar ve Monaco’dan geldiğinde fasulye sırığına benzetilen ama iki senede kaydettiği ilerlemeyle yazın üç ay Barcelona’yı peşinden koşturan Adebayor adı geçen Fransızlarla beraber Avrupanın en genç ve en iddialı takımlarından birini oluşturmuş durumda. İzlerken Bordeaux şarabının damakta bıraktığı hazzı aldığınız oyun sırasında Arsenal’li oyuncuların belinde 10 metrelik görünmez ipler olduğu hissine kapılabilirsiniz. Oyuncular birbirine o derecede yakın. Sahayı müthiş parselliyorlar. Çapraz ve dikine tek topları depar halindeki oyuncuyla buluşturup pozisyona giriyorlar. Nasri, Denilson, Fabregas, Van Persie, Walcott’la yay çizen orta sahaya kenarlardan Sagna ve Clichy’nin destek vermesiyle 3–5–2, 4–4–2, 4–2–3–1 gibi şablonlar anlamsız hale geliyor.

İşte İngiliz’in “cıva” gibi takımında hal böyleyken Fenerbahçe bu tarz bir rakibe yenilmesin de ne yapsın!

Yazar: Editor