2015-11-03 14:49:12
korkunun krallığında

Şu seçim sonucunu etkileyen temel unusurun korku olduğunu söylüyor işin uzmanları.

Tabi bu analizlerin hepsi maç sonu analizler.

Pozisyonlara tekrar tekrar bakılıyor da yorumlar yapılıyor.

Sıcağı sıcağna anlaşılmaz enstantaneler tekrar görüntülerde netleşiyor tabi.

Belirleyeni tek olmayan bir seçimdi bu.

Ama sokakta, yani ekonomik olarak da hayatın içinde olan, ticaretle uğraşan, örneğin esnaf çiftçi kesimi aslında en net analizleri yapıyordu. Yapıyordu da siyaset ve okumuş takımı bunu görmekte zorlanıyorduk. 

Çünkü çoğu zaman olmasını istediğimizin analizini yaparız, bir manada kurarız, sonra da gerçekler karşısında apışıp kalırız.

Şahsen ben Adanaspor maçlarını bile çoğu zaman "olmasını istediğim" sonuca göre tahmin ediyorum. Şu şöyle oynarsa bu böyle koşarsa diğeri de öylece giderse filan... Ama herkesin bir çapı çeperi var. Demem o ki tahmin dediğimiz şey bizde pek nesnel olmuyor. Fazla romantik ve hayalperestiz. Bir de genelin ne hissettiğini anlamaktan yoksunuz. Belki o kadar "faydacı" olamıyoruz...

Hayat prensiplerinin farklı oluşup gelişip yaşandığını bilmezden geliyoruz.

Zannediyorum ki örneğin Suruç'u, Ankara'yı herkes benim gibi hissediyor ve benim gibi yorumluyor ve bir neticeye bağlıyor.

Öyle değil işte.

Nedir?

Genel görüş şu:

Önce canına, sonra cüzdanına korkanların, sonucunu belirlediği bir seçim oldu bu. Öyle bir yorum.

Böyle hissedip de oy kullanan kişileri kim suçlayabilir? 

En doğal iki nokta üzerinden hayata tutunmak. Olağan hisler ve düşünceler. Olabilir mi? Olabilir! Zaten oldu bile. ("Suçlamak ayrı, haklı görmemek ayrı" notu düşmeli bu arada...)

Peki muktedirin bunu bir seçim taktiği olarak görüp hayata geçirmesine ne denir?

Halkın korkuları üzerinden bir istikbal inşa etmeye çalışan-inşa eden iktidar denir.

Dilerim bu günleri bile arar olmayız... 

Yazar: Editor