2011-11-19 09:28:05
küfredenin küfür yeme hakkı

Eko / Seslerin Geri Gelme Prensibi

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-139092/yank.jpg

Bir de tribüne küfreden futbolcular diyordu eyyamcı E.Toroğlu o yazısında. FB kalecisi Volkan’dan bahsediyordu. Zaten Volkan da milli kadroda yok. Bir daha alınmayacak deniyor. Tribüne oynamak deyimi burada yine anlam buluyor; hem spor yazarları hem de yetkililer düzeyinde. Tribün! Kutsal mekân! Tanrıların dağı, Olympos!

Şimdi şu tribüne küfretme mevzusu var ya, çok netameli bir konudur. Lanetlenmek mümkündür bu konuda dikkatli laf etmezsen.

Üretim ve tüketim ilişkileri futbolda temel işletme mantığı olarak kendine bir yer bulduğundan beri, yani futbol sektörleşince, taraftar bir müşteri olarak algılanınca ve ona göre davranılınca elbette taraftarlık da değişti, seyircilik de. Vahşi bir seyirdir şimdi söz konusu olan.

Futbolda tribünün takım üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini konuşmuştuk çokça. Takım ve dolayısıyla futbol üzerinden önemli geçim kapıları oluşturan tribünlere de değinmiştik. Buna en güçlü örnek de Arjantin’de Barrabrovalar demiştik. Şu alıntıyı yapalım bir yazımızdan:

Arjantin’de Barrabrovalar (vahşi çeteler) olarak bilinen holiganların korkulan bir grup olduğu, bunların karıştığı olaylarda onlarca insan öldüğü, kulüplerle karşılıklı çıkar ilişkileri içinde oldukları, mafya gibi hareket ettikleri için genelde paçayı kurtardıkları, sadece saha işgalleri ve tribün kavgaları değil sahne arkasında da iş yaptıkları (bknz. Futbolun Karhanesi, Craig McGill, İtaki Y. S. 218) kayıtlarla sabittir.”

Tribünlerde özellikle büyük takımlarda neler döndüğünü az çok izliyoruz medyadan. Öldürmeler, yaralamalar, kavgalar… hatırlayınız.

Geçelim, konu bu değil. Daha düz, tribünün takıma, futbolcuya sövmesidir konu şimdi bu yazıda.

Tribün… O tribünler evet; genel ağırlıkla zalimdir, bencildir, ikiyüzlüdür, yalancıdır, numaracıdır. Küfrettiği, yuhaladğı takımın az sonra attığı gollere sevinebilecek kadar da gurursuzdur bazen... O tribünlerde toplumların analizleri de yapılabilir. Tabi bu arada tribünlerin has damarları da vardır, hakikaten taraftar olan, hakikaten seven… Uzun konuşmuştuk bunları. İcap etti de hatırlatıyoruz bazı ayrıntıları.

Evet, Volkan tribüne küfretmiş diye kadroya alınmayacakmış bir daha. Peki, ona küfredenler bir daha tribüne alınacak mı acaba? Benimki de laf. Elbette alınacak, çünkü onlar tribünlerin gerçek sahipleridir ve işte tam da bu anda küfür yiyen futbolcunun o tribüne küfretmek gibi bir hakkı vardır. Bu en meşru en doğal en insani en vicdani haktır. Tribünün sövüp geçtiği gibi futbolcu da o tribüne sövüp geçecektir ki tribünler kutsal yerler değildir, o küfreden taraftar kutsal biri değildir dolayısıyla küfürden de soyutlanmış değildir. Küfreden küfrü yer. Eh, tribüne oynayan Akp tandanslı federasyon da elbette o tandanstan dolayı öyle bir kararı alacaktır. Futbolcuyu lanetleyecektir. Helal!

Yazının özü net değil mi? Takımına, futbolcusuna söven taraftar aslında o küfrü kendine etmiştir. Futbolcunun da bunu bir ayna gibi tribüne geri göndermesi son derece doğaldır.

Eko, yani yankı; durum seslerin çıktığı yere geri gelme prensibi olarak da açıklanabilir.

Yazar: Editor