2016-09-05 09:32:41
milli futbol edebiyatı

Özellikle milli maç dönemlerinde futbolda bir hamaset çılgınlığı yaşanıyor.

Miili Ruh, Milli Heyecan, Milli Forma derken iş, neredeyse futbol üzerinden bir Milli Mücadeleye gidiyor. 

Tüm milli yatırımları, Sümerbanktan Tekele, say sayabidiğin kadar, işte o alanda adeta hazineleri özelleştirilmiş bir ülkede bu kadar milli bir edebiyat, hele futbolda, pek samimiyetsiz, sahte, düzmece, yalan dolan, palavra ve zottirik duruyor.

Bize sorarsanız futbolun vatanı yoktur. Bu manada en yurtsuz köksüz spor alanıdır.

Kötü bir şey de değildir bu. Böyle deyince bir öcüden bahsediliyor gibi duruyor çünkü.

Bakınız, Adanaspor bu sezon ilk on birde yaklaşık sekiz yabancı oyuncu ile sahaya çıkacak. Hiç sakıncası yok. Yeter ki o formaya layıkıyla hizmet etsinler veya eğlensinler, coşsunlar işlerinin hakkını versinler, nasıl tarif etmek isterseniz öyle deyin. Yerli oyuncu da, gücü yetiyorsa alsın o güzelim formayı. Bu da tartışma konusu değil.

Futbolun milli hisleri sadece bir edebiyat güzellemesidir.

Örneğin Konyanın veya Osmanlının UEFAda başarılı olması umurumda bile değil. Hatta açıkça diyeyim, oralarda bir başarı istemem bile. Zira Anadolu takımları arasında, bu manada bir başarı hikayesi filan yazılmamasını, Adanasporun tarihsel fotoğrafı içinde ona denk birtakım takımların oluşmamasını isterim.

Futbolda bizim için bir tek takım vardır, o da Adanaspordur.

Bu sebeptendir ki Güzel Yurdum Adanasporum, sloganı yerindedir, güzeldir ve dürüstçedir. 

Yazar: Editor