2012-11-12 08:34:38
müteahhitlik veya...

Satmak Üzerine

Konumuz Ali Ağaoğlu olsun. Yarınki yazımız daha kapsamlıdır. Şimdi bir girizgâhla yetinelim.

  • Bir reklam yıldızı müteahhit.
  • Kimilerine göre orman yağmacısı,
  • kimilerine göre devrin zengini.
  • Lüks oto düşkünü
  • ve aynı zamanda (yakışıklılığıyla veya paracıklarıyla, ben ne bileyim...) kadınları peşinden sürükleyen bir çapkın...

Vaktiyle ettiği şu cümlesi hala unutulmuş değil ama:

"İşadamı için şirketleri karısı değil metresi gibi olmalı. Şirketimi yüksek fiyat ödeyene satarım."

Nerden bakarsanız bakın faullü bir cümle.

  • Kendi karısına hürmet hak getire.
  • Üzerine metres filan.
  • Sonra onu da nesneleştirme...
  • Hem bir metresi satma fikri nasıl bir hissiyattan doğar bre!

Tamam, ticarette her şey alınır satılır fakat bunu insanın bir metres benzetmesi ile somutlaştırması farklı bir ticari açılımı çağrıştırıyor insana. Onlara Adana’da ne denir biliyorsunuz. Ama bana ne dostlar, adam isteğini alsın satsın, uzak olsun da…

Ve tam bu esnada Vedat Türkali’nin bir şiirini usulca paylaşmalı derim:

almış dizginleri eline
bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
onların kemik yalayan dostları
onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
ve sen esnaf sen köylü sen memur sen entelektüel
ve sen
ve sen haktan bahsederken ortaköy'ün cibali'nin işçisi
seni öldürürler
seni sürerler
buhranlar senin sırtından geçiştirilir
ipek şiltelerin ıstakozların
ve ahmak kadınların selameti için
hakkında idam hükümleri verilir (1944)

Yazar: Editor