2018-07-16 06:28:24
müzeyyen senar anısına

Müzeyyen Senar ile ilgili görsel sonucu

Gölgeler İndi Suya

Kim demiş Müzeyyen Senar öldü diye? Laf!

Ben dinlediğim sürece Müzeyyen Senar ölemez, zaten Tanrıçalar hiç ölmez, dedi Marlon Cahit Uzungece.

Efkârlı bir mutluluk hissinin lezzetini veren bir İlahe nasıl ölür ki? Bir hakikat... Nasıl ölür?

Müzeyyen Senarı bu kadar kıymetli yapan sihir nedir, eğer sihir diye bir şey varsa? İşte o sihir Müzeyyen Senarın sahiliğidir. Bir parça bile sahtelik taşımayan sesi ve yorumudur.

Onu dinlerken zalim bir nostalji içinde kalmazsın, aynı anda hayatın ortasındasın ve geleceğe de umutsuz bakmıyorsundur.

Rakımızı içelim ve bedbaht olalım, gibi bir ruh haline büründürmez ki Müzeyyen Senar. İçimizdeki hüznü yine hüzün olarak muhafaza eder, onu iki tek rakıyla lezzetli bir hayat dilimine yerleştirir.

Onda aşk gerçekten aşktır, mekânı olmayan şarkı sözleri değildir; bestecisi adına da sorarken, daha önceleri neredeydiniz, diye, işte o anda gerçekten soruyordur.

Muhtemelen Selahattin Pınarla birlikte hayatı boyunca sordu o soruyu.

Onu en yalnız, en umutsuz halinde dinlerken bile aslında zannettiğin kadar yalnız veya umutsuz değilsindir, çünkü Müzeyyen Senar, şarkısını söylerken sana evlat, üzme kendi o kadar, bak ben varım yanında, diyordur.

Tanıyınca, görünce, dinleyince mutlu olduğun insanlar vardır ya, Müzeyyen Senar işte o insandır.

Ben, onun için öldü demiyorum, ne ölmesi?

O da Yaşar Kemal de ölmez ki. Bir slogan veya olarak düşünmeyin bunu, gerçek sanatın kendisinden bahsediyorum. Öyle…

Evet, sihir diye bir şey var; o da Şaman Ana Müzeyyen Senarın ta kendisidir.

Yazar: Editor