2013-01-16 06:45:34
ne?

Levent Altaylı

Bilerek attım o başlığı, Levent Kırca ve Fatih Altaylı’dan ilhamla…

  • Şimdi bu iki muhterem-i şahanenin bir programda iyice pespayeleşmesi söz konusudur.
  • Biri yılların televizyoncu gazetecisi,
  • diğeri yılların tiyatrocu televizyoncu sinemacı parodicisi olarak anılır.
  • Tabi, anılmak ayrı bir şeydir olmak ayrı bir şeydir.
  • Bir insan yıllarca tiyatroyla uğraştığı halde tiyatrocu veya sanatçı olamamış olabilir.
  • Aynı şekilde bir köşede yıllarca yazıp bir camda yıllarca konuşmak da
  • onu televizyoncu gazeteci yapmaz,
  • yapamaz, yapabilemez.

Niye varlar o zaman oralarda? Bir Hülya Avşar hayatımızda neden hala varsa bu muhteşem kaybetmeyenler de o yüzden var.

  • Yani, hakikatte mesleken, ahlaken vs kaybetmiş oldukları halde
  • sahadan hep galip ayrılmak da hayatın değil ama evrensel iktidar çarkının cilvesidir.
  • Her rejim, her ülke, her iktidar bu tip insanlara ihtiyaç duyar ve onları itinayla yetiştirip bir seviyede tutar,
  • o seviye her ne kadar deniz seviyesi olsa da!

Kralı en çok eleştiren ve kralın gazabına hiç uğramayan soytarılardır. Çünkü kral onu adam yerine koymaz! Ötesinde ince tahliller yapmaya zaman yok, haddizatında gerek de yok. Sahne son derece nettir.

İdeolojiler (hangisi olursa olsun) insanın belkemiğidir, o yoksa geriye bir et yığını, laf ebeliği ve de ekran kirliliği kalır.

Yazar: Editor