2020-12-09 16:03:18
neticede muhalifiz

Neden muhalifiz?

Canımız öyle istediği için mi?

Yoksa uyumsuz tipler miyiz, her şeyde kusur bulan müşkülpesent uyuz mıymıntılar mıyız, memnuniyetsiz insan kurusu?

Bilmem, öyle de denebilir yani belki öyleyiz de kendimizi dışarıdan göremiyoruz, eleştirilere sağır olduğumuz için acaba kendi bokumuzla mı oynuyoruz muhalif insanlar olarak, bir an hayata ülkeye pozitif baksak aslında memleketin güllük gülistanlık olduğunu görüp huzurlu birer insan olarak hayata daha güzel hisler ve hayaller mi bakacağız?

Kim bilir?

Bazıları doğuştan muhaliftir, tanıdığım öyle güzel insanlar var.

Tabi muhalif olmanın diyalektik bir yanı var.

En azından bizim için öyle.

Yani muhalefetin de muhalifi olmak rast gele bir memnuniyetsizlik değil.

Tarım gitmiş, hayvancılık bitiş, doğa yağmalanmış, ekonomi yerlerde sürünüyor, bir salgın yönetilemiyor toplum mühendisliği yapılıyor.

Zannedersiniz ki sanki coronanın sebebi misalen bira olan Corona. Öyle mi zannediliyor acaba? Değil tabi.

Her durumda ilk elden muhafazakâr bir anlayışın, İslamcı siyasetin hayat anlayışına uygun yasakların hayata girmesi de tesadüf değil, birçok önlem ki bunların hastalık mücadelesiyle alakası yok. İktidar ki kendi insan profilini iyice egemen kılacak ve iktidarlarını daha çok sürdürecek. Yani plan bu.

Örgütlü meşru bir muhalefet en iyisi tabi. Bireysel muhalefet hiçbir işe yaramaz. En çok sorumluluk da partili muhaliflerin, millet size en az yüzde elliyle destek vermiş, buna rağmen muktedirin dümen suyunda muhalefet yapıyorlarsa ilk önce kendilerine oy veren kitleye ihanet ediyorlardır. Ediyorlar da…

En az yüzde elli muhalif vatandaşın, iktidarın işlerini sineye çekecek niyeti olsaydı zaten oy tercihleri de buna göre olurdu. Yani CHPnin İyi Partinin HDPnin yapacak çok işi var daha. Muhaliflikleri sıradan bir vatandaşın şikâyet seviyesinde olursa varlıklarının bir anlamı yok demektir.

Elektrik şirketleri seyahat masraflarını faturalara yükleyecekmiş.

Hastalıkta hep yoksullar zor durumda ve ilk onlar ölüyor yine.

Deprem, karton binaları vuruyor, bedeli sadece vatandaş ödüyor, malı geçtik canıyla ödüyor.

Cumhuriyetin kazanımları hem yatırımlarda hem gündelik hayatta an an yok ediliyor.

Özelleştirme soluksuz devam ediyor.

Açlık sınırı asgari ücretin iki katı.

Ülkenin ne güzel yerleri yağmalanıyor.

Milletin anasını …keceğiz diyenler ihalelerle ihya oluyor.

Etrafta sorunumuz olmayan ülke kalmamış.

Neosmanlıcılık macera aramaya devam ediyor.

Eğitim neredeyse bitmiş.

Sağlık tamamen ticaret olmuş.

Adalet pir partinin adı sadece.

Ülke tek iradeye mahkûm.

İşsizlik can yakıyor.

Umudu umut etmek bile zor.

Esnaf çaresizliğe itilmiş.

Keyfiyet, yönetim şekli olmuş.

Devlete ve halka tâbi olması gereken bütün kurumlar partili olmuş.

Evine beş maaş giren partili yönetici varmış, iddia bu, yönetici de hayra harcıyorum parayı diyormuş. Bu şey tek başına büyük bir sorun ve incelenmesi gereken bir durumken, sıradan bir vaka olmuş.

Fikirle değil menfaat beklentisiyle ortalık yandaş dolmuş.

Yalan almış yürümüş.

Elbette bunlar iki günde olmadı. Sağcı iktidarların özellik son iktidarın 70 senede yaptığı bu, ta Menderesten bu yana.

Ne olacak şimdi, yani biz ne olacaktık, bize ne düşecekti muhalif olmaktan başka?

Çağ atladık mı diyeceğiz, refah ülkesiyiz mi diyeceğiz?

Ekonomi tıkırında mı diyeceğiz?

Sağlıkta en iyiyiz, eğitimde asrin lideriyiz diye mi iddia edeceğiz?

Muhalifiz.

Meselenin farkındayız.

Yalanlara değil sınıf mücadelesine inanıyoruz.

Çözümün reformlarda değil, kökten bir değişimde olduğunun bilincindeyiz.

Güzel ülkem.

Yazar: Editor