
Batıl inançlarımız yok demiştik; ama Adanaspor olunca konu iş değişiyor. Bu sebeptendir ki hafta boyunca Tarsus maçıyla ilgili tek kelime etmediğimiz gibi bunun imasında da bulunmadık. Evet, nihayet Tarsus'u yendik. Çünkü enteresan bir biçimde bu Tarsus bize hep ters geldi, yahu bu sefer mevzusunu etmeleyim bakalım ne olacak dedik, eh, iyi oldu. Ve fakat bu maçı da gol yemeden bitiremedik, o da ayrı bir trajedi. Genelde oyunun hakimi olan taraftık. Yalnız, önceki haftalardaki baskılı oyunumuz yoktu. Ne önemi var şimdi bunun, aslolan bu noktada 3 puandır. Yine birçok eksikle oynadığımız maçta asırlardır yenemediğimiz bir rakibi devirmek her şeyden önemlidir.

Tam burada bir not düşmeli ve maça gelen Tarsus taraftarı için iki çift laf etmeli: Bilen hatırlar, Tarsustaki ilk maçı 2-0 kaybetmiştik ve maçtan sonra rakibi çağırıp alkışlamıştık. Evimize üzgün üzgün dönmüştük. Yükselme grubunun ilk maçında da aynı sahne: 1-0 yenildik ve rakibi yine çağırıp alkışladık. Fakat ne hazindir ki Adana'ya gelen Tarsus taraftarı takımını desteklemek yerine maçın büyük bir bölümünde Adanaspor'a sataşıp Adana'nın diğer takımının yalakalığını yapmıştır. Aralarına giren bir grup DS'linin adeta maymunu olmuştur ve gözümüzdeki itibarını kaybetmiştir. Bu eleştiri genellenir mi genellenmez mi TİY için, bilmeyiz, umrumuzda da değil artık. Onlara uğurlar olsun diyor; bir tribün kültürü edinmelerini, bundan sonraki tribün maceralarında da hiç kimsenin oyuncağı olmamalarını diliyoruz.


Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























