II.Şiir
Garlarda görürdüm onu
Belki bir hayal
Ya da boş kompartımanlarda...
Zeytinliklerden bir tren geçer gece yarıları
Penceresinde ölü arkadaşlar
Terk edilmiş bir istasyonda durur
Kimseler inmez
Zeytinliklerden trenler geçer
Bir ayağı tahtabacak, yaşlı otel görevlisi
Her basamakta durur çıkarırken bavulunu
“Şunu ben alsam” dersin
“Ama hayır bayan, benim işim bu”
Ne çokmuş basamaklar, dersin içinden
Önde yaşlı otel görevlisi
Yağmur yağar
Benim bilmediğim bir zamandır
Oturur ağlar
Çıplak omuzlarında bir şal
Yağmur damlalarıdır, dökülür
Bir kafede, ölmüş bir adamı bekler
Yalnızlık gümüş bir broş
Ama ben çok yorgunum der, anlarım
Ölü bir adamı kim bekler
Tarifesiz yolculuklara gider
Koridorlarda uyur
Rüyasında ona annesi ninniler söyler
Gece yarısı bir benzinlikte bulur kendini
Ömür hep “gece geçilen şehirler”
Ay ışığıdır
Yaslanır bilmediği bir ağaca
Son sigarasını da yakar
Hep tarifesiz yolculuklara mı gider
Der ki “yorgunum çok”
Bilirim, aslında yalnızım der
Arkadan televizyonunu sesi gelir
“Garip bir hal
Sessiz sessiz oturuyorum
Sahi sen ne yapıyorsun
Portakal ağaçlarına selam söyle”
Üzerine dökülür şal
Çıplak omuzları hala yağmurlardadır
Bilirim, anlarım
Ne zaman unutsam yağmur yağar
“Şu kederin birazını ben alsam”
“Ama hayır bayan, benim işim bu,
Sen bir kafede bekle beni
Bir tekila söyle
Bir sigara daha yak
Gelmezsem yanlış anlama
Bil ki çok yorgunum
Beklerim telefonunu, ama arama
Belki bu gece erken uyurum”
Not: Bu şiiri sayfaya yükledim, sonra teknik bir arıza ile birkaç günde yok oldu. Şiirin efkarından mıdır nedir? Yine yolladım işte sayfaya: ))

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























