Hesap Lütfen!
İki sezondur bizi canımızdan bezdiren, iki sezonda toplam dört maçlık saha kapatma cezasını bize yaşatan Altay’a son ve indirici darbeyi vurduk… Bundan sonra kalkabilir mi bilmem… Ama iki hafta sonra Buca ile maçı olduğunu düşününce, içimden gelmese de, kalkmasını diliyorum…
Daha önce yönettiği üç maçtan puan çıkaramadığımız, Geçen sezonki Manisa maçında ilk on dakika içinde Emre’yi iki sarı kartla oyun dışı bırakıp yenilgimizi hazırlayan, Şeker maçında kaleci Kerem’in saç baş yoldurtan tavırlarını izleyen Fırat AYDINUS’la çıktığımız dördüncü maçta şeytanın bacağını kırdık…
Bu iki açıdan bakıldığında, söylediğimiz söz açıktır aslında: HESAP LÜTFEN!
En kritik haftada, en fazla eksikle gittiğimiz bir deplasmanda, plakayı yazıp geldik… Teknik, taktik gibi konulara girmeyeceğim… Dikkat çeken birkaç konuya değineceğim…
Birincisi; Karşıyaka maçında olduğu gibi spiker Murat ÜNLÜ yine bir şenlikti… Onuncu dakikada attığımız golle rağmen ısrarla ilk yarı sonuna kadar üç kez “Altay’ın 1-0 üstünlüğü sürüyor” dedi… Dervişin fikri ne ise zikri odur örneğiydi Murat ÜNLÜ… Adanaspor’un pozisyonlarını lütfen anlatırken Altay’ın gol pozisyonlarında, coştukça coştu… Az kalsın sahaya girip kendisi tamamlayacaktı pozisyonları…
İkincisi; Adanadaki maçta Okan Koç’a atılan yabancı cisim için iki maç sahamızı kapatan Federasyon, Mbilla’ya atılan yabancı cisim ve yedek kulübemize yağmur gibi yağan koltuklar için nasıl bir ceza verecek, merakla bekliyorum… Gün, adaleti görme günüdür…
Üçüncüsü; geçen hafta tartıştığımız konu ile ilgilidir… Galibiyet alan takıma davranış biçim için iki haftada iki örnek var karşımızda… Evinizde sizi yenen takımı, Adanaspor taraftarı gibi alkışlarla mı uğurlarsınız, yoksa Altay taraftarı gibi koltuk mu yağdırırsınız? Hangisi doğru? Maça götürdüğünüz çocuklarınıza hangisini öğretirsiniz? Bir düşünün bakalım… Bana mı soruyorsunuz? Benim tavrım, açık ve nettir: Alkışlarım ve çocuklarıma da alkışlatırım… Çünkü o galibiyette EMEK vardır…
Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























