2009-08-19 21:25:29
ödül ve itibar

Uslu Çocuklar Değil Sahiplenen Taraftar Olmak

Yıllar öncesinden bir centilmenlik ödülümüz var tribünde. Bu yıl o ödülü ikilemenin bir fırsatı var, üstelik kulübe maddi bir katkı sağlayacak bir miktar TL de yanında…

Tamam, akıllı uslu çocuklar olalım, sistemin belirttiği sınırlarda ruhumuzun isyanını köreltelim demiyorum. Hele hele her olumsuzluğu, haksızlığı sineye çekecek bir teslimiyetçiliğe mahkûm olalım hiç demiyorum. Fakat takıma zarar verebilecek gereksiz işlerden uzak durmamız da pek ala mümkün.

Şimdi Adanaspor ve Adanasporluluk üzerine hamasi laflar etmeye de gerek yok, öyle demagojik gazlamalar filan… Biz şuyuz, biz buyuz diye abartılı ve lüzumsuz tanımlamalara, sıfatlara hiç mi hiç ihtiyaç duymadan, gerçekler üzerinden konuşarak bakalım mevzuya: Sadece kulübün çıkarlarını düşünen bir taraftarlık bina etmek (olana eklemek), maddi manevi her anlamda bunu yapmak her birimizin elinde olan işlerden değil midir?

Her durumda sahadaki takımı uzun mücadelenin sonun kadar var güçle desteklemek (en az 90 dk. X 17 hafta) Adanaspor’a sahip çıkmanın en kuvvetli, en sağlam, en anlaşılır yöntemidir gibi geliyor bana. Yoksa herkese söver her hafta da sahaya gireriz, çözüm ve başarı böyle gelecekse…

Maç biter oturur kendi analizimizi yaparız, ölçüler içinde eleştirimizi de… Fakat maç sürecinde takımı yarı yolda bırakacak keyfi çıkışlar yapmak galiba her bir Adanasporlunun isteyeceği son şeydir. (Bakın işte pazar günkü maçı büyük bir coşkula başlatmak da vardı...)

Mekânımız futbolsa, Adanaspor’u sevelim,

Acı çekeceksek de o acıyı içimize gömelim…

Hem aşk dediğimiz şey bundan başka ne ki…

Yazar: Editor