2011-05-02 13:34:14
okuma notları

Sanki Ayşe Kulin’leri değil de örneğin Füruzan’ları okumalı daha çok.

İşte Füruzan gibi güzel yazarlarda görülecektir Türkiye’nin asıl gerçeği, bu memlekette meselenin on yıllardır tüm çıplaklığıyla bir yoksulluk meselesi olduğu, değişmeden, pek de evrilmeden…

Aşağıdaki alıntı Füruzan’ın Parasız Yatılı adlı öyküsünden, sene 1970… Ama ha 1970 ha 2011, Türkiye aynı Türkiye, derdiyle tasasıyla...

http://www.kameraarkasi.org/yonetmenler/resimler/furuzan.jpg

 

“Okulun öğrenci giriş kapısıydı bu.

İçeriden uğultular geliyordu.

Yağmur taş duvarın arasından çıkan aykırı yeşillikleri parlatmıştı.

— Bizden de erken gelenler olmuş. Geç meç kalmış olmayalım.

Hademe giyimli bir kadın onlara doğru yürüdü, taşlı yoldan. Bezgin, alışık bakışlarıyla anne, kızın üstünden dışarıda bir şeye bakıyordu.

Anne, saygılı sordu:

— Geciktik mi acaba? Çocukların çoğu gelmiş.

.Hademe kayıtsız, ilgisiz,

— Parasız yatılı imtihanlarının çocukları hep erken gelir. Hiç gecikmezler.

Çocuk annesinden ayrıldı.

Kıyısı duvarlı taş yolda yürümeye başladı. Hademe kadın, görmedikleri bir iskemleyi görmedikleri bir çatının oraya çekip oturmuş, yün örmeye başlamıştı.

Çocuk, dönemeçte arkasına baktı. Dış kapıda annesi yağmurun altında gülümseyerek duruyordu.”

Ekim 1970

Yazar: Editor