2013-02-28 17:37:32
olmuyor olamıyor

Şaşırmak

Ülkede şaşıracak hiçbir şey kalmadı.

Örneğin, daha önce de temas ettiğim gibi, bir bakan, bakanlığının içeriği için umurumda değil, ilgilendirmiyor beni, türünde bir laf ediyor.

Dehşete düşmem gerekiyor.

Ama şaşırmıyorum bile.

Aydın Doğan, malum bir vazifeşinaslıkla "Biz bağımsız ve tarafsız yayıncılık derken, kimileri bunu militan gazetecilik için bir vize olarak gördü. Bazı medya mensupları kendilerini kurumlarının üzerinde, adeta bir hükmi şahsiyet olarak algılamaya başladı." deyip bir restorasyona gidiyor. Yani medyasını hükümetin keyfiyetine göre düzenliyor.

Ah vah edip ülkenin ileri demokrasi etiketine zarar gelmesi ihtimaline, ağlamam gerekirken, şaşırmıyorum bile.

Bir gazeteci çıkıp hala işaret fişeği oluyor, muktedire hedefler göstererek. Ben yine şaşırmıyorum ki.

Şaşıramıyorum.

Onca senedir bir 28 Şubat mağduriyetinin pespaye bir müsameresi sahneleniyor. Hani kimi almışlar, kimi götürmüşler  bilmem anlamam, lakin ne bitmez bir hesaplaşmaymış bu yahu, meğer ne dehşetengiz şeyler yaşanmış bu minvalde, deyip baygınlık geçirmem gerekiyor. Ama işte şaşırmıyorum, nasıl bir mevziiye çekilmişsem?

Egemen Bağış’ın veya başkasının değil, geçtim gittim teferruatı, ama Sayın Başbakanımızın bir hafta böyle sonraki hafta tam tersinde şöyle demesine…

Şaşıramıyorum abi, şaşırabilemiyorum.

Basiretim bağlandı, nutkum tutuldu, hissiyatım lal oldu.

Hay bin şaşkaloz bre!

Yazar: Editor