2012-07-30 10:56:45
önce kendime sordum

Bir Alıntı İle Başlayalım

“Geçtiğimiz sezonunun sonunda, ülkenin güneyinde, Languedoc-Roussillon bölgesinde yer alan o küçük şehrin (nüfusu 255.080) takımı şampiyonluğunu ilan etti.

  • Ülkenin ancak 8. büyük şehri olan Montpellier, şehrin 1974 senesinde kurulmuş takımı Montpellier HSC
  • tarihinde ilk kez ülkenin en üst liginde şampiyonluk kupasını kaldırıyordu. 
  • 2009–2010 sezonunu 5. sırada bitiren takım, 2010–2011 sezonunu 14. sırada tamamlıyor, bir sonraki sezonda ise ülke futbolunun devlerini geride bırakıyordu…

Uzaklarda, her fırsatta Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip olmakla övünen ülkem takımları bir sezon daha kariyerlerinin sonbaharındaki futbolculara çuval dolusu paralar saçarken, o küçük şehrin mütevazı takımı endüstriyel futbola inat rakiplerine kök söktürüyor.

  • Bizde ise “Üç İstanbullu”nun borcu 1 milyar dolara yaklaşırken, 
  • bu kara tablonun içine Anadolu takımlarını da kattığınız zaman rakam 1,5 milyar doları buluyor. 
  • Türk futbolu yaşı geçmiş, feri sönmüş yabancıların “Katar’dan önceki son durağı” olmakta inatla ve ısrarla diretiyor.
Velhasıl “pastanın çileği”, “uçan Hollandalı” masalları içinde alt yapıları tümden ıskalamış takımlarımız bir Montpellier olmak varken, giderek borca gömülüyor…”

Yukarıdaki alıntı BirGün gazetesinden, Ziya Adnan’dan…

Suya mı Yazalım Destanımızı?

Şimdi şu sorulara da cevap vermek gerekiyor, özellikle benim cevap vermem gerekiyor, bir an önce transfer ve transferler beklerken; hem de ses getiren transferler umudundayken, ben.

  • İyi bir takım mı istiyoruz, sağlam bir kulüp mü?
  • Yoksa zaman içinde sağlam bir kulübün kuracağı iyi bir takım mı?
  • Böylece; kurumsallaşma mı istiyoruz kayyumlaşma mı?
  • Günü mü kurtarmak istiyoruz, yarınları mı?
  • İflas mı istiyoruz tribün takımları gibi, iktidar mı?
  • Çok mu sabırsızız?
  • Acelemiz mi var?
  • Bir yere mi yetişeceğiz?
  • Her sene, “o sene” mi olmak zorunda?
  • Hemen şampiyon olmazsak vaz mı geçeceğiz her şeyden?
  • Alt yapıyı yok mu edelim, yok mu sayalım?
  • Ne olursa olsun şampiyon olup sonra da geri mi dönelim?
  • Asansör mü olalım, misafir mi, ev sahibi mi?
  • Saman alevi gibi yanıp sönelim mi, 
  • suya mı yazalım destanımızı?
  • Ben de istiyorum hekes kadar o şampiyonluğu, 
  • üstelik hemen şimdi. 
  • Ama kaosların ve krizlerinin memleketinde ve futbolunda cevap vermemiz gereken (aslında cevabı belli) bazı sorular var
  • "Yahu, önce şampiyon olalım sonra düşünelim." gibi cümleler kafamda dedi deli dolansa da...

Ne olalım; mirasyedi mi, Adana’da bir Montpellier mi?

Yazar: Editor