2020-12-04 19:18:00
önlem değil müdahale

Salgın ve Yalana Dair

Malum, sokağa çıkma kısıtlaması başlayacak, malum Adanalıyız, şalgamımız eksik olmasın dedim evde… Küçük bir dükkân, tost, şalgam, ayran, simit satıyor. En çok da şalgam… Evinde kendi üretiyor şalgamı ve birilerine gönderme yaparcasına muzip bir yüz ifadesi ile “yüzde yüz yerli, yüzde yüz milli” diyor. O, istediğim şalgamı hazırlarken soruyorum:

“Hafta sonu marketler 10.00 ile 17.00 arası açık olacakmış, yürüme mesafesinde olanlara gidebilecekmiş insanlar. Peki sen, sen de açacak mısın?”

Dalga mı geçiyorsun, dercesine bakıyor bana: “Abi, marketler zincirim mi var ki açmama izin versinler.  Kısıtlama küçük esnafa, marketler zinciri aman zarar etmesin!” diyor sitem dolu bakışlarla.

Vaka sayısı almış başını gidiyor, derken; hastanelerde yer bulunmuyor, derken nasıl olduysa kapatma kararı aldılar.  Akşamları da olsa hafta sonları da olsa acaba bir etkisi olur mu, derken kazın ayağı hiç de öyle değilmiş, öğrendik. Hem de bir küçük esnafın can çekişen sessiz çığlığı ile öğrendik. Bir kısıtlama varsa neden “evinize en yakın mahalle bakkalı”na gidin denmez ya da küçük esnaflar açık olacak vatandaşın ihtiyacı karşılanacak denmez de marketler zincirlerine izin verilir ve bunun adı da kısıtlama olur.

Yaşamlarını enstrümanlarla sesleriyle kazananlar, çocuklarının oyuncaklarını bile satacak duruma gelmişken neden hafta içi kısıtlama tam da onların ekmek kazanacağı saate denk getirilir. Ve Sağlık Bakanı “ Müjdeler olsun, ilk aşıyı yapacağız” derken bir ay sonraki yılbaşı günü neden genelge ile yasaklanır.

Yıllar önce “Elleriniz ve Yalana Dair” demişti Usta, şimdi olsaydı hiç kuşkusuz “Salgın ve Yalana Dair” derdi. Amaç salgınla mücadele mi, yoksa salgınla mücadele adı altında küçük esnafı bitirme, yaşam tarzımızı düzenleme mi?

Yorumsuz!!!

Orhan Rıfat A

Yazar: Editor