2014-12-04 16:03:24
öteki

Şimdi bir hissiyat var anlaşılması gereken. Bunu taraftar dile getiriyor sıkça; yahu yönetim taraftarın adını anmaktan, olumlu anlamda anmaktan imtina ediyor sanki. Öyle bir algı var ve dillendiriliyor yer yer. Bu duyguyla bakınca haklılar.

Grup, taraftar iyi işler yapıyor ve o iyi işlerin anılmasını istiyor doğal olarak, ama her zaman umdukları ilgiyi göremiyorlar.

Arada bir sevgi problemi olduğu düşünülüyor.

Ben duruma şöyle yaklaşıyorum, Adanaspor'dan soyutlayıp konuşuyorum bundan sonrasını, genel hatlarıyla:

Bir kere bu "durumu idare etme yazısı" değil, öznel bir saptama yazısı, yani taraftarla yönetimin aslında birbirini sevmesinin işin tabiatına aykırı olduğunu dile getirme yazısı bu yazı. Tabi örneklere ve karşılaştırmalara ve açıklamalara yer vereceğim.

Tanıdığım eski futbolcuların sohbetlerinden bilirim, futbolcu yönetimi sevmez, futbolcu taraftarı hiç sevmez, futbolcu aslında giydiği o formayı da pek sevmez; futbolcu profesyoneldir, düzgün bir profesyonelse, işini sever, bu bize zaten yeter!

Yönetim futbolcuyu sevmez, çünkü hep problemdir o futbolcu; yönetim, taraftarı da sevmez çünkü isterler ve sıkıştırırlar. Yönetim para harcamayı da sevmez, çünkü o para çoğu zaman boşa gider.

Taraftar yönetimi sevmez çünkü yönetim hep vaad eder ama yapmaz. Taraftar futbolcuyu da özel saydıklarının dışında öyle aşkla filan zaten sevmez, o formaya saygı duysun yeter. 

Kuşbakışı şöyle bir göz atınca taraftar da birbirini sevmez, çünkü en çok kimin sevdiği meselesi vardır hep. Bakın, herkes elinde etiketlerle dolaşmıyor mu bir başkasının taraftarlık durumunu tanımlamak için?

Doğaldır bunlar.

En vahimi, geçtim futbolu, devlet vatandaşı sevmez; vatandaş devleti sevmez her ikisi birbirine kütük atma derdindedir, sebepleri ayrı bir yazının konusudur.

Komşu komşuyu sevmez, öğrenci öğretmeni öğretmen öğrenciyi okul idaresi hiçbirini sevmez; patron işçiyi sevmez e haliyle işçi de patronun Allahını sevmez.

Öyle.

Derim ki;

Biz Adanaspor'u sevelim yeter, ortak paydamız en güzelidir. Futbolcu da yaptığı işi sevsin ona saygı duysun, aslolan budur!

Neticede yönetimin ne hissettiğini kafaya takmamalı. (Tersi yönetim için de geçerli olmasın, transfer konusunda taraftara kulak versin.)

Fazla romantizm bizi bozar. 

Yazar: Editor