2014-08-04 11:07:19
passo masso

Evet,

PassoLig şeysinde taraftar grupları isyanlarda.

Temel kaygı fişlenme üzerine odaklanmış durumda.

Bir başka kaygı da, yahu bunlara para mı kazandıracağız, noktasında.

Taraftarız, müşteri değil, çıkışı tam da buraya denk geliyor. 

Bir diğeri, biz bunların her dediğini yapmak zorunda mıyız, şeklinde.

Futbol, borsada değil, arsada güzel, sloganı da oracıkta üretilmiş duruyor.

Bu uygulamayla, tribün gruplarının önü kapanacak-kapanıyor, korkusu da yok değil.

Şiddeti önlemenin yolu bu cins faşizan tedbirler değil, toplumu kapsayan kültürel bir silkiniştir, görüşü şık duruyor bence.

Bakalım;

  1. Fişlenme konusu umurumda değil zira fişlenme işi zaten tamamlanmıştı. Bundan ötesi fantaziye girer.
  2. Herifçioğullarının teşkilatlarından bir tanesine daha para kazandırma mevzusunda ben de üzüntülüyüm. Ama öyle bir kucaklamışlar ki, dönemiyorsun canına yandığım.
  3. Doğrudur, taraftarız ve müşteri değiliz; ve fakat o başarı denen lanetli şeyi bu kadar çok istediğimiz sürece de en iyi müşteri olmaya da kendimizi hazırlamalıyız ne yazık ki.
  4. Bunların her dediğini yapmak zorunda değiliz ve başka bir yol elbette mümkün. Tam da burası hemfikir olduğum bir yerdir. İktidara biat etmiş, ona payanda olmuş, iradesini teslim etmiş, iktidar tasarrufu dışında, yani izinsiz neredeyse helaya bile gidemeyecek bir TFF ve idaresi ve başının çapsızlığı itiraz edilecek bir niteliksizliktedir tabi ki. 
  5. Ama dostlar, futbolun arsada oynandığı devirleri çok gerilerde bıraktık. Yukarıda bahsettiğim gibi, biz o "başarıyı" o kadar çok istedik ki, işin çığırından çıkmasına şöyle bir nebze de olsa sebep olduk. Tabi para yöneticileri de o golü kaçırmadı.
  6. Rantçı-hesapçı tribün grupları yok olursa olsun, hatta yok olsun, bana ne! 
  7. Şiddet var tribünlerde. Bunu önlemek için iktidar polisiye ve ekonomik önlemleri seve seve almaktadır. Gezi'den sonra, kontrolü her yerde elden kaçıran iktidar, şimdi kontrolü her yerde daha şiddetli bir şekilde ele geçirme derdindedir. Tribünü kaptırmamak elimizdeydi, ama kaptırıyoruz işte. Çünkü biz bütün memleket taraftarları, sadece ve en çok ve hep ve önce kendimiz için istedik. Olmayınca da kırdık geçirdik ve diktatöryaya istediği kozu da böylece verdik. 
  8. "Renklerimiz farklı ama sorunlarımız ortak" lafı da şimdi laftan öteye gitmeyen bir şey. Kaderleri ve kederleri ortak insanlar olduğumuzu iş işten geçtikten sonra düşünür olduk. Birazcık geçmiş olsun... Ama...

Ama toplumsal bir silkiniş ger zaman mümkündür [o kadar da yılgın olmayayım] muktedirin oyununu bozacak en güçlü çare de budur.

Ne demiştik?

Ya hep birlikteyiz, ya hiçbir şeyiz! 

Yazar: Editor