2010-11-07 12:03:37
pazar sohbeti

Su İster Ağaçlar

http://ul.gcg.me/files/2010-11/2s.jpg

Hava güneş, Adana güzel, portakal bahçeleri yemyeşil, turuncular kendilerini gösterir olmuş, en güzel sonbaharların yaşandığı memleket… Orada bir radyo, istek programı, Haluk Levent Elfida’yı söylüyor:

Elfida
Bir belalı başımsın
Elfida
Beni fark etme sakın
Omzumda iz bırakma
Yüküm dünyaya yakın
Elfida
Hep aklımda kalacaksın

 

Biri evinin damında güvercin uçuruyor. Bir çocuk mevsimi kaçırmış, kâğıdı solmuş bir uçurtmayla uğraşıyor. Üç kişi tek kale maç yapıyor portakal ağaçlarının yanında, Ali Dayı bahçeyi suluyor. Yağmur geç kaldı. Su ister ağaçlar. Sulama havuzu yeşillikler içinde çocukluğumuzdan bakıyor bize. Hava biraz daha sıcak olsa diyorum, şurada çimmek vardı ya…

Derken bir satıcı giriyor sokağa. Yavru köpekler etrafında, meseleyi algılamak ister gibi veya “birine mi baktın birader” der gibi. Bir iki havlama. Asayiş berkemal, güneşte şekerlemeye devam…

Yaşlılar “bu sonbaharı da gördük” mü diyor, divana uzanmış tatlı bir güneşte, kim bilir… Yeni gelin (ki büyük kızı evlendi, hala yeni gelin) açık çay getiriyor yaşlılara, kaşıklar şıngırdıyor bardaklarda... Ömrünüz uzun olsun…

Ve kenar mahallede bir pazar günü, böyle geçer, aşağı yukarı… Özleyenlerden, kaybettiklerini bir daha asla bulamayacaklarını da hesaba katarak, o eski mahallere bir yolculuk olsun...

Buyurun Elfida, tıklayınız.

Yazar: Editor