2013-02-07 18:04:22
perde arkası

De ki Olmuş Muhabbetler

 

Dış Mekân

Güneş puslu bir Ankara akşamı sonrasında Atakule semalarında usul usul kayboluyordur.

Karla karışık bir yağmur, olmazsa açık bir hava da uyar...

Fonda enternasyonal filan çalmıyordur.

Civardaki düğün salonlarından birinden “Gördün mü, Gördün mü” türküsü duyuluyor olabilir.

Beyaz Saçlı Adam ile Tıknaz Adam yan yana, güneşin battığı yöne doğru bakıyorlardır.

Bir binanın terasındadırlar. Üşümüşlerdir; ki elleri ceplerindedir.

Tıknaz Adam- (Biraz sitemli) Ama Ricci ağır konuştun.

Beyaz Saçlı Adam(Dalmıştır) Efendim?

Tıknaz Adam- (Biraz daha sitemli) Diyorum ki ağır konuştun dün.

Beyaz Saçlı Adam – Öyle mi oldu?

Tıknaz Adam – Yani!

Beyaz Saçlı Adam – Ugh…

Tıknaz Adam – Efendim?

Beyaz Saçlı Adam – Hay Allah yani…

Tıknaz Adam – Anladım… (Sessizlik…) Şey diyecektim Ricci.

Beyaz Saçlı Adam – De güzelim.

Tıknaz Adam - Şimdi durumu içte idare etmek içün ben de sana bişeyler dicem, olur mu?

Beyaz Saçlı Adam – Muhavere manasında…

Tıknaz Adam – Aynen öyle… Ne dersin?

Beyaz Saçlı Adam – De güzelim.

Tıknaz Adam – Kızılderililer, buffalolar filan da diyeyim mi?

Beyaz Saçlı Adam – Abartmayalım istersen.

Tıknaz Adam – Okey Ricci, Tenks çok iyisin…

Beyaz Saçlı Adam – Sen de kuzen.

Tıknaz Adam - (Çok şey isteyen birinin mehcubiyetiyle) Şeye çağırsak sonra?

Beyaz Saçlı Adam - Usulen? Anladım. Ne mahsuru var, gelirim tabi. 

Tıknaz Adam – Gidiyorum ben o zaman, gazeteciler bekliyor. Sen adamın dibisin.

Beyaz Saçlı Adam – Git güzelim. Sen de...

Tıknaz Adam – Bye…

Beyaz Saçlı Adam – Bye…

Tıknaz Adam’ın ayak sesleri merdivenlerde kaybolurken Beyaz Saçlı Adam, yavru vatanda olmanın huzuruyla, az önce gelen orta şekerli kahvesini yudumlar.

Yazar: Editor