2009-05-25 16:41:43
piknikçi

- Bir piknikçi tribüncü ne ister? Elbette takımının mutlak galibiyetini! Peki, bu galibiyette neyle yetinmez? Tek farklı galibiyetle… Mümkünse en az dört beş fark olsun.
- Başka ne ister? Takımının hiç durmamasını, yorulmamasını, hep saldırmasını, hiç saldırıya uğramamasını, hiç ama hiç gol yememesini, hep galip gelmesini, ama arada bir antrenör damarının tuttuğunda şöyle ağız tadıyla bir eleştiri yapabilmek için takımın arıza vermesini, kafasındaki oyuncuların oynamasını- tüm oyuncuların adını bilmese de-, yahu sağa pas ver, ulan şut çek, hay seni oynatanın, ben demiştim… gibisinden bağırabilme fırsatları, mutlaka arada çekirdek çitmeyi, takımı ateşleme yerine futbolcuya sinkaf etmeyi… ister isteyebilir, bunları isteme ihtimali kuvvetle muhtemeldir.
- Çünkü zaten tövbe etmiştir, bir daha gelmeyeceğim, diye. Belki en son yıllar önce gelmiştir, ömrü vefa ederse gayri takım şampiyon olunca gelecektir. Haddizatında sabrı da yoktur vakti de.
- Sahi, bir piknikçi tribüncü ne ister?
- Hepsi işin şakası, tabii ki biz ne istiyorsak onu görmek ister.
- Futbolun muhteşem çiçeğini, golü görmek ister golü…
- ...goooooooool…
- Haykırmak ister.