OĞUZHAN (tekyumruk)

‘Sırtında bir numaralı formayı taşır. İlk ödüllendirilen asla o olmaz. O her zaman ilk suçludur. Suçu olmasa da fatura ona çıkarılır. Oyunculardan biri dokuz kusurlu hareketten birini yaptığında ceza yine ona verilir: Bomboş alanın ortasında cellâdıyla baş başa kalır. Takımların kötü olduğu günlerde de kabak onların başına patlar, şut sağanağı altında başkalarının günahlarını çekerler.’ Eduardo Galeonu’nun bu satırlarıyla başladık yazıya. Konumuz Oğuzhan. İlk haftalarda bizi korkutmadı dersek yalan olmaz. Eyvah dedik, bu sezon bitmez. Ama ilerleyen haftalarda formunu bulan Oğuzhan, kelimenin tam anlamıyla bizi utandırdı. Yan topları affetmez, tek yumruklarla topa aman vermez oldu. Cephe savaşında da başarılı olduğunu kanıtladı. Son haftalarda çevirdiği maçlarla bizi adeta şampiyonluk potasında tuttu. Özgüveni ise bize de güven vermektedir. Ama ne yaparsınız ki ve bildiğiniz gibi futbolun belki de en talihsiz yeridir. Sadece sonuçlara bakan genel seyirci tarafında hemen günah keçisi ilan edilebilir. Sana inancımız tamdır Oğuzhan. Bize, peşin hükümlü olmamak gerektiğini hayatın bu noktasında gösterdin. Reflekslerine sonsuz çeviklik, tek yumruklarına daimi kuvvet…


Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























